Şu An Okunan
‘Bay Sinema’ya Veda

‘Bay Sinema’ya Veda

Buñuel’den Godard’a sayısız ustanın favori oyuncuları arasında yer alan ve 1940’lardan bu yana iki yüzün üzerinde filmde rol alan efsanevi aktör Michel Piccoli, 94 yaşında hayata veda etti.

‘Bay Sinema’… Agnès Varda’nın sinemanın yüzüncü yılı şerefine çektiği 101 Gece’de (Les Cents et Une Nuits de Simon Cinéma, 1995) Michel Piccoli’nin canlandırdığı sinema efsanesinin adı buydu. 12 Mayıs 2020’de 94 yaşında aramızdan ayrılan Piccoli’nin, gerçekten de ‘Bay Sinema’ unvanını hak eden bir kariyeri vardı. Yetmiş yılı aşan bir süre boyunca, sonuncusu 2015 tarihli bir kısa film (Our Lady of Hormones) olmak üzere 230’un üzerinde filmde oynadı; çoğu kez ‘karanlık’ bir yönü olan karakterlerle hatırlansa da her role girebilen aktörlerden biri olarak nam saldı ve sayısız ustayla işbirliği yaptı: Luis Buñuel, Jean-Luc Godard, Alfred Hitchcock, Claude Sautet, Louis Malle, Alain Resnais, Leos Carax…

Piccoli 1925’te Paris’te, İsviçreli kemancı bir baba ve Fransız piyanist bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Oyunculuk eğitimi aldı ve 1940’lardan itibaren hem tiyatro sahnesinde hem de filmlerde rol almaya başladı. Bu ilk döneminde, Jean Renoir’ın French Cancan’ı (1955) dâhil birçok filmde ikincil karakterleri canlandırdı. Başrollerden birini üstlenerek çıkışını yaptığı film, Godard’ın Nefret’i (Le Mepris, 1963) oldu. Alberto Moravia’nın romanından uyarlanan filmde Piccoli, Hollywood yapımcılarıyla iş yapmaya çalışan ve bu zorlu süreç içinde güzel karısıyla (Brigitte Bardot) evliliği sarsılan, güvensiz bir senaristi oynamıştı. Piccoli, Godard’ın yine film yaratım sürecine odaklandığı bir başka filminde, Passion’da (1982) da başlıca rollerden birini üstlenecekti.

Gündüz Güzeli

Aktörün belki de en çok özdeşleştiği yönetmen ise Luis Buñuel olmuştu. Bir rahibi canlandırdığı La Mort en ce jardin’den (1956) Marquis de Sade rolünü üstlendiği La Voie Lactée’ye (1969), evli bir burjuva kadını (Catherine Deneuve) bastırılmış fantezilerini yaşamak üzere üst-sınıf bir geneleve yönlendirdiği Gündüz Güzeli’nden (Belle de Jour, 1967) Burjuvazinin Gizli Çekiciliği’ne (Le Charme Discret de la Bourgeoisie, 1972) yedi filmde birlikte çalıştığı Buñuel’in favori oyuncularından biriydi. Piccoli yönetmenle verimli işbirliğinden, “Bana tevazuyu ve bir mizah duygusuna sahip olmayı öğretti” sözleriyle bahsetmişti.

Hitchcock’la tek filmi olan Topaz’da (1969) Fransa’da faaliyet gösteren Sovyet casusların liderini canlandırmış ve Soğuk Savaş’ın gergin, endişeli ruh hâlini keskin biçimde perdeye taşımıştı. Piccoli 70’ler boyunca bilhassa Fransız sinemasının zaman içinde klasiğe dönüşecek pek çok filminde rol aldı ve orta yaş krizi, tutkulu yasak ilişkiler gibi temalar taşıyan, yetişkin işi dramların belirgin yüzlerinden biri oldu. Claude Chabrol’ün Les Noces Rouges’u (1973), Claude Sautet imzalı Hayat Bağları (Les Choses de la vie, 1970) ve Sen, Ben ve Diğerleri (Vincent, François, Paul… et les Autres, 1974), bu filmler arasında sayılabilir.

Kötü Kan

Leos Carax’ın Kötü Kan’ı (Mauvais Sang, 1986), Jacques Rivette’in Güzel Gürültücü’sü (La Belle Noiseuse, 1991), Nanni Moretti’nin Habemus Papam’ı (2011) ve Alain Resnais’nin Henüz Bir Şey Görmediniz’i (Vous n’avez Encore Rien Vu, 2012), Piccoli’nin destansı filmografisinden bir çırpıda akla gelen birkaç başka klasik.

© 2013 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.