Şu An Okunan
!f İstanbul’da Merakla Beklenen 10 Film

!f İstanbul’da Merakla Beklenen 10 Film

İstanbullu sinemaseverlerle 13 Eylül’de buluşacak olan !f İstanbul’un programından merak ettiğimiz 10 filmi sıraladık. Bu yıl yeni bir ekip ve yeni bölümlerle yola çıkan festivalde perdede izlenebilecek pek çok klasik ve kült film de mevcut. !f Kült seçkisinde David Lynch’in sinema tarihine geçmiş üç filmi Eraserhead (1977), Mavi Kadife (1986) ve Kayıp Otoban (1997) gösterilecek. Alman Dışavurumculuğu akımının en önemli örneklerinden Murnau klasiği Nosferatu (1922) ise Özel Gösterim başlığı altında festivalde izlenebilecek. !f İstanbul 19-22 Eylül tarihleri arasında Ankara ve İzmir’e de uğrayacak.

Amina
Yön.: Kıvılcım Akay
Kıvılcım Akay’ın ik uzun metrajlı belgeseli Amina, Senegal’den Türkiye’ye göç eden genç bir kadının gündelik yaşamını takip ediyor. Tekstil sektöründe modellik yapan Amina’nın gözünden İstanbul’u izlemek, siyah göçmen bir kadının İstanbul’u nasıl deneyimlediğine dair çokça şey söylüyor.

About Endlessness (Om Det Oändliga)
Yön.: Roy Andersson
Roy Andersson’un beş yıl önce Altın Aslan kazanan İnsanları Seyreden Güvercin’den (En Duva Satt på en Gren och Funderade på Tillvaron, 2014) bu yana yaptığı ilk film olan About Endlessness, yer yer birbirine de bağlanan kısa öykücüklerden oluşuyor. Yaşlanırken inançlarını sorgulayan bir dizi karakter üzerinden ölüm temasını işleyen film, yönetmenin önceki filmleri gibi donuk bir mizah duygusuyla bezeli bir kara komedi.

Dylda (Beanpole)
Yön: Kantemir Balagov
İlk uzun metrajı Tesnota’yla (2017) dikkatleri üzerine çeken Kantemir Balagov, çarpıcı görsel üslubunu bir adım öteye taşıdığı Beanpole’da 1945’in Leningrad’ını anlatıyor. İkinci Dünya Savaşı’nda askerî hastanede görev yapan iki hemşireyi merkezine alan film, çağrışım yüklü mizansenleri ve yoğun görsel detaylarıyla, yıkımın çok etkileyici bir tasvirini yapıyor. Film Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Yönetmen ve FIPRESCI ödüllerini kazandı.

J’ai Perdu Mon Corps
Yön.: Jérémy Clapin
Kısa filmi Skhizein’le on yıl önce Cannes’da ödül kazanan Fransız animasyoncu Jérémy Clapin bolca övgü alan ilk uzun metrajıyla karşımızda. Bu yıl Cannes’da Eleştirmenler Haftası Büyük Ödülü’ne layık görülen J’ai Perdu Mon Corps bedenini bulmaya çalışan bir elin öyküsünü anlatırken özgün bir anlatı yapısı kuruyor.

The Souvenir
Yön.: Joanna Hogg
Prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan, ardından Berlinale’de de beğeniyle karşılanan The Souvenir, sinema eğitimi alan genç bir kadın ile çekici ama düzenbaz bir adam arasındaki sancılı ilişkiyi konu alıyor. Yönetmen Joanna Hogg’un kendi yaşamöyküsünden izler taşıyan film, bir yandan tüm iniş-çıkışlarıyla bu saplantılı ilişkiyi anlatırken bir yandan da 80’li yılların İngiltere’sinin nostaljik bir portresini çıkarıyor. Başrollerdeyse Tilda Swinton’ın (kendisi de filmde rol alıyor) kızı Honor Swinton Byrne ile Frankie Wilson yer alıyor.

The Dead Don’t Die
Yön.: Jim Jarmusch
Prömiyerini Cannes’da yapan The Dead Don’t Die, sırtını Jim Jarmusch’un klasik soğuk mizahına yaslayan bir zombi korku-komedisi. İlgi çekici çıkış noktasına rağmen genel olarak olumsuz eleştiriler alan film, yine de Bill Murray, Adam Driver, Tilda Swinton, Tom Waits, Chloë Sevigny ve Steve Buscemi gibi yıldızları barındıran kadrosuyla !f İstanbul’un en merak edilen filmlerinden biri.

Çatlak Kız (Psychobitch)
Yön.: Martin Lund
Uyumsuz ve bıçkın karakteriyle herkesten ayrı duran bir genç kız, okulun en popüler ve gösterişçi oğlanıyla bir ödev projesi için eşleştirilir… Norveç yapımı Çatlak Kız, birbirine tamamen zıt karakterdeki iki yeniyetmenin çatışmalarla dolu bir ilişki içinde yakınlaşmasını, giderek birbirini dönüştürmesini hassas ve eğlenceli bir anlatımla aktarıyor.

Les Misérables
Yön.: Ladj Ly
Prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü Bacurau’yla paylaşan Les Misérables, Malili yönetmen Ladj Ly’nin ilk uzun metrajı. Yönetmenin aynı adlı kısa filminden uyarladığı film, Paris banliyölerinden birinde Suçla Mücadele Timi’ne katılan Stéphane adındaki bir adama odaklanıyor. Polis şiddetine karşı verilen mücadeleyi dinamik bir sinematografiyle resmeden yönetmen, hikâyesini yazarken 2005 Paris ayaklanmalarından esinlenmiş.

Nuestro Tiempo
Yön.: Carlos Reygadas
Meksikalı usta yönetmen Carlos Reygadas’ın imzasını taşıyan film, prömiyerini geçtiğimiz yıl Venedik Film Festivali’nde yapmıştı. İlişkileri krize sürüklenen boğa yetiştiricisi bir çifte odaklanan film, zamanda atlamalarla bir evliliğin anatomisini gözler önüne seren üç saatlik bir dram. Reygadas’ın eşi Natalia López’le birlikte başrollerde yer aldığı Nuestro Tiempo’da coğrafya ve mekân, yönetmenin önceki filmlerinde olduğu gibi karakterlerin ruh hâllerine eşlik ediyor.

Agnès, Varda’yı Anlatıyor (Varda par Agnès)
Yön.: Agnès Varda
Mart ayında doksan yaşında hayata veda eden Agnès Varda’nın prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan son filmi Agnès, Varda’yı Anlatıyor, büyük ustanın tüm kariyerini özetleyen bir sinema dersi niteliğinde. 5’ten 7’ye Cléo’dan (Cléo de 5 à 7, 1962) Mutluluk’a (Le Bonheur, 1965), Çatısız Kuralsız’dan (Sans Toit ni Loi, 1985) Toplayıcılar’a (Les Glaneurs et la Glaneuse, 2000) pek çok Varda klasiğinden sahneleri bir araya getiren film, aynı zamanda yönetmenin genç sinema meraklılarına verdiği alçakgönüllü ama zihin açıcı tavsiyeleri barındırıyor.

 

!f İstanbul 13 Eylül’de Perdelerini Aralıyor

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.