Şu An Okunan
11 Maddede The Sopranos’un Perde Arkası

11 Maddede The Sopranos’un Perde Arkası

Sopranos

İlk olarak 1999-2007 yılları arasında yayınlanarak dönemin TV dünyasına damga vuran ve otantikliğiyle sıkı hayranları arasına “hakiki mafya”yı bile katan efsanevi mafya dizisi The Sopranos’un BluTV’deki yayını sürüyor.


1- Proje başta dizi değil, film olarak düşünülmüştü

Sopranos

Dizinin yaratıcısı David Chase, başlangıçta The Sopranos için sinemanın daha uygun bir mecra olacağını düşünüyordu; ancak menajeri Lloyd Braun onu projenin diziye evrilmesi konusunda ikna etti. Nitekim, The Sopranos’un finali üzerinden on bir yıl geçmiş olsa da Chase’in film fikrinden vazgeçtiği de söylenemez. Zira Chase’in Lawrence Konner ile beraber senaryosunu kaleme aldığı ve yapımcılığını üstlendiği The Many Saints Of Newark’ın Eylül ayında izleyiciyle buluşması planlanıyor. Sopranos ailesinin doğuşuna tanıklık edecek filmde genç Tony Soprano’ya, James Gandolfini’nin oğlu Michael Gandolfini’nin hayat veriyor olması ise, benzerlik ve performans açısından beklentileri yükseltiyor.

2- David Chase’in hayatından izler

Sopranos

Chase, The Sopranos‘u düşünürken çoğunlukla kendi deneyimlerinden yararlandı. Özellikle Tony Soprano ile annesinin ilk iki sezon boyunca dizinin ana hikâyesi görevini üstlenen ilişkisi, Chase’in ile annesinin ilişkisiyle birebir örtüşüyordu. Chase aynı zamanda Soprano’nun terapisti Jennifer Melfi’yi yaratırken de kendi terapistinden fazlasıyla esinlenmişti.

3- Obsesif bir yaratıcı olarak David Chase

Sopranos

David Chase, James Gandolfini’yi bir süreden sonra özgür bırakmış olabilir ama ekibin geri kalanı için işler böyle gitmedi. Son derece takıntılı biri olan Chase, kadronun tamamını İtalyan asıllı oyunculardan oluşturdu, ekip arkadaşlarını da daha önce tanıdığı isimler arasından titizlikle seçti. Senaryosundan maksimum verim alabilmek amacıyla oyunculara senaryoyla ilgili özel yazılı notlar hazırlamayı da ihmal etmeyen Chase set tasarımını, yönetmenleri ve editörleri “denetlemeyi” beş sezon boyunca elden bırakmadı.

4- James Gandolfini ile vahşileşen Tony Soprano

Sopranos

David Chase Tony Soprano’yu dizidekinden daha yumuşak köşeli tasarlamıştı. Ancak usta oyuncu Gandolfini karakterine, âdeta mafyanın ve dolayısıyla erkekliğin bütün vahşi gerilimini entegre etti. Gandolfini her sezonda dozu daha da artırırken, Chase de Tony Soprano’nun işleri yürütme şekline çoktan ikna olmuştu.

Chaise 2007 yılında ‘Written By’ dergisine verdiği bir röportajında şöyle diyor:  “James, Tony’nin nasıl bir dallama olması gerektiğini bana erkenden gösterdi. Çekimlere başladığımız ilk gün, Christopher’ın hikâyesini Hollywood’a satacağını söylediği bir sahne vardı. Senaryoda, “Tony ona tokat attı” şeklinde bir ifade geçiyordu. Ama çekime başladığımızda, James bir anda koltuğundan fırladı. Michael Imperioli’yi ensesinden tutup neredeyse ayaklarını yerden kesecek kadar havaya kaldırdı ve “Ne!? Deli misin?” dedi. O an düşündüm ki bu adam gerçek bir pislik. İşte bu adam tam da bu sayede mafya içinde hayatta kalıyor. Gerçekten tehlikeli biri, eğlenceli bir adam değil.

5- İlk sezon finalinde ölmesi planlanan “anne”

Sopranos

Tony Soprano’nun annesi Livia Soprano’nun senaryoya göre ilk sezonun sonunda ölmesi gerekiyordu. Ancak Livia’ya hayat veren Nancy Marchand, çekimler sürerken kansere yakalandı ve yaratıcı ekibe ömrü elverdiğince çalışmak istediğini söyledi. Senaryoyu yeniden düzenleyerek Marchand’in son isteğini yerine getiren ekip, aktris 2000 yılında hayatını kaybettiğinde, Livia’nın son sahnesi için birtakım özel efektler kullandı.

6- İlk olarak Carmela Soprano rolü için düşünülen Lorraine Bracco

Sopranos

Scorsese 1990 tarihli başyapıtı ve suç filmlerinin şahikası Sıkı Dostlar’da (Goodfellas)  ana karakter Henry Hill’in eşi Karen Hill’i canlandıran Lorraine Bracco, oyuncu seçimlerinde ilk olarak Tony Soprano’nun eşi Carmela Soprano rolü için düşünülmüştü. Ancak Bracco kariyerinde tekrara düşmemek adına mafya eşi rolünü reddederek, Tony Soprano’nun terapisti Dr. Jennifer Melfi rolüyle kendini “zorlamayı” tercih etti. Eh, son derecede de başarılı oldu. 

7- Goodfellas ile The Sopranos’un “Sıkı Dostluğu”

Dizi boyunca karakterlerin Baba (The Godfather) üçlemesini ve Sıkı Dostlar’ı dilinden düşürmediğini söylemek mümkün. Öyle ki, izleyenlerin bunu okurken Silvio Dante’nin “They pull me back in!” performansını hatırlayıp gülmemesi neredeyse imkânsız! 

1990 yapımı Sıkı Dostlar ve 1999’da start veren The Sopranos Lorraine Bracco (Melfi/Karen), Michael Imperioli (Christopher / Spider) ve Tony Sirico (Paulie/Tony Stacks) başta olmak üzere yirmi yedi oyuncuyu paylaşıyordu! Dizinin “Uncle Junior”ı Dominic Chianese ise Baba’nın 1974 yapımı ikinci filminde Johnny Ola’ya hayat vermişti.

8- Neredeyse Tony Soprano olan Steven Van Zandt

Sopranos

Yıllarca Bruce Springsteen ve Johnny Depp başta olmak üzere pek çok isimle çalan ve aynı zamanda etkileyici bir solo kariyere de imza atan müzisyen Steven Van Zandt; Chase ile ilk tanışmasında onu fazlasıyla etkilemişti. Öyle ki Chase, Zandt’ın hiçbir oyunculuk tecrübesi olmamasına rağmen ondan Tony Soprano rolünü oynamasını istedi. Böylece HBO’nun başrolde deneyimli bir isim görme konusundaki ısrarı sonucu rol Gandolfini’nin olsa da, Zandt de “consigliere” Silvio Dante rolünü üstlendi! Gerçek hayattaki eşi Maureen Van Zandt de, Dante’nin eşi ve Carmela Soprano’nun en yakın arkadaşı Gabriella Dante olarak ekrandaki yerini aldı.

9- “Gerçek” Mekânlar

Sopranos

Dizide Silvio Dante’nin sahibi olduğu, son olarak ‘When the Music’s Over’ın çalındığı striptiz kulubü Bada Bing!, aslında gerçekten vardı ama tek farkla: Gerçek hayattaki ismi Satin Dolls’tu. New Jersey atmosferini mükemmelen yansıtan dizi bu mükemmelliği stüdyolara kısılıp kalmadığı için elde ediyordu. Sopranoları içeriden fethettiğimiz o meşhur ev de, North Caldwell’de bulunan gerçek bir evdi. Bu ev, 2019 senesinde, 3.5 milyon dolarlık bir fiyatla satılığa çıkarıldı.

10- The Sopranos’a bayılan “hakiki mafya”

Sopranos

FBI tarafından hazırlanan raporlara göre “hakiki mafya” The Sopranos‘tan sık sık söz ediyordu. Öyle ki, diziyi çok gerçekçi bulan aileler, bunun altında bit yeniği arıyordu. Oysa David Chase, Martin Scorsese’nin çocukluğuna benzer bir şekilde, New Jersey çetesinin hakim olduğu sokaklarda büyüdü. Richard Boiardo tarafından yönetilen ve esas olarak Newark’ta bulunan Boiardo ailesi ve onlarla dirsek temasında bulunan  DeCavalcante ailesinden birçok izlenim edinen Chase, dolayısıyla The Sopranos‘u da bu izlenimler üzerinden modelledi.

11- Tony Sirico: Esaslı Suçlu!

Tony Sirico oyunculuğa adım atmadan epey zaman önce, kanuna aykırı davranmaktan defalarca hüküm giymiş bir suçluydu. Brooklyn’de büyüyen Sirico hayatı boyunca yirmi sekiz defa tutuklanarak ilginç bir -suçlu- hayran kitlesi oluşturdu. Öyle ki, tamamen eski mahkûmlardan oluşan bir oyunculuk grubu tarafından da sette ziyaret edildi. Pek çok projede tipik suçluyu kamera karşısına taşıyan yetmiş dokuz yaşındaki oyuncunun 1999 yılından bu yana devam eden animasyon-komedi dizisi Family Guy’da Brian, Stewie ve Chris’i de azarlamışlığı da bulunuyor!

Hazırlayan: Büşra Uyar

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.