Şu An Okunan
Berlinale Günlükleri #3

Berlinale Günlükleri #3

Alcarràs

Berlinale’de Carla Simón ikinci uzun metrajı Alcarràs’la Altın Ayı’yı kazanırken Güney Koreli usta Hong Sang-soo da The Novelist’s Film’le Jüri Büyük Ödülü’ne layık bulundu. Li Ruijun imzalı Return to Dust ve Paolo Taviani’nin yeni filmi Leonora Addio da Ana Yarışma’da dikkat çeken yapımlar arasındaydı.

Jüri başkanlığını M. Night Shyamalan’ın üstlendiği 72. Berlin Film Festivali’nde ödüller Çarşamba gecesi düzenlenen törenle sahiplerine kavuştu. Altın Ayı’ya layık bulunan yapım, festivalin en beğenilen filmleri arasında yer alan Carla Simón imzalı Alcarràs oldu. Katalan yönetmen ismini, yine Berlin Film Festivali’nde, Generation bölümünde gösterilen ilk uzun metrajı ’93 Yazı’yla (Estiu 1993, 2017) duyurmuştu. Katalunya kırsalında yaşayan bir aileye odaklanan filmin güçlü duygusu ve oyunculuk performanslarıyla diğer yarışma filmleri arasından sıyrılması sürpriz olmadı. Genel olarak zayıf bir yıl geçiren Ana Yarışma seçkisinin öne çıkan diğer filmlerinden Hong Sang-soo imzalı The Novelist’s Film (Soseolgaui Yeonghwa) Jüri Büyük Ödülü’nün, Natalia López Gallardo imzalı Robe of Gems ise Jüri Ödülü’nün sahibi oldu. Yarışmanın en güçlü filmlerinden Ulrich Seidl imzalı Rimini’nin hiçbir ödül kazanamaması ve kariyerinin en zayıf filmlerinden birine imza atan Claire Denis’nin En İyi Yönetmen dalında Gümüş Ayı kazanması ise jürinin şaşırtıcı tercihleri arasındaydı.

Carla Simón, ikinci uzun metrajı Alcarràs’ta kendi doğup büyüdüğü bölgeye dönüyor ve şeftali yetiştirerek geçinen bir ailenin topraklarını kaybetmeden önceki son yazına odaklanıyor. Profesyonel olmayan oyuncularla çalışan Simon bu hikâyeyi anlatırken filmin duygusunu asla trajik bir yere taşımıyor. Yönetmen her ne kadar bu kayıp ve değişim sürecini filmin her ânına ilmek ilmek işlese de, ailenin gündelik yaşamını ve emek sürecini resmederken bu kayıp duygusuna hapsolmamaya gayret ediyor. Hiçbir ana karakterin olmadığı –daha doğrusu herkesin ana karakter olduğu– filmde kamera farklı aile bireyleri arasında sürekli gidip geliyor. Hikâyenin bu salınma hâlin ve odaksızlığı yönetmenin gündeliğin ritmini yakalamaktaki maharetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Duygular karakterlerin gerçekliğinde ne kadar büyükse filmde de o kadar büyük; kamera hiçbir âna ya da hisse diğerlerinden daha fazla önem vermiyor, dikkatimizi belirli bir şeye çekmeye çalışmıyor. Bu nedenle filmin belki de en heyecan verici sahneleri, çocukların büyük bir şevkle, inanarak ve ciddiye alarak oyun oynadıkları anlar.

The Novelist’s Film
The Novelist’s Film

Ödül almak için sahneye çıktığında “Ben sadece hep yaptığım şeyi yapmaya devam ediyorum” diyen Hong Sang-soo, The Novelist’s Film’de belki defalarca çektiği o filmin yeni bir versiyonuna imza atıyor. Benzer mizansenlerde, benzer mekânlarda, benzer sohbetlerin sürdüğü bu filmi yine de ilginç ve izlenebilir kılan ise tam da bu tanıdıklık hissi. Film, artık yazmakta zorlanan ve yaratıcılık krizine giren başarılı yazar Jun-hee’ye odaklanıyor. Eski bir arkadaşını ziyaret etmek için uzak bir şehre giden Jun-hee burada çok sevdiği bir oyuncuyla karşılaşıyor ve ona birlikte bir kısa film çekmeyi teklif ediyor. Rastgele karşılaşmalar, başı sonu belirsiz sohbetler, utangaç gülümsemeler, gündeliğin ritmiyle akan bir hikâye… Hong’un sinemasından beklediğimiz her şeyin yönetmene has minimalist bir “kendine bakma” hâliyle buluştuğu bir yapım The Novelist’s Film. Yazar Jun-hee’nin kısa filmi aynı zamanda, içinde yer aldığı Hong’un filminin ortaya çıkış sürecini de aynalıyor. Kadrajın, mekânın ve zamanın sabitliği, karakterlerin ve aralarındaki ilişkilerin serbestçe dolaşıp şekilden şekile girdiği bir oyun alanı yaratıyor. Tam da Jun-hee’nin çekmek istediği filmi çekiyor Hong Sang-soo: “Temel hikâyeyi ben yazacağım fakat oyuncular arasında kendiliğinden ortaya çıkan şeylere karışmayacağım. Ancak bu bir belgesel değil.”

Return to Dust
Return to Dust

Yarışmanın tartışmalı filmlerinden biri de Çinli yönetmen Li Ruijun’un doğduğu köyde, Gansu’nun Gaotai bölgesinde çektiği Return to Dust (Yin Ru Chen Yan). Asıl mesleği çiftçilik olan Wu Renlin’in başrolünü üstlendiği filmin çekimleri, ekibin de ekip biçme sürecine dâhil olduğu bir senelik bir süreçte gerçekleştirilmiş. Film, bir nevi görücü usulü evlendirilen Youtie ve Guiying arasında gitgide yeşeren sevgiyi ve beraber işledikleri toprağı konu alıyor. Çiftçi Youtie, küçüklüğünden beri zorbalığa ve şiddete maruz kaldığı için ürkek bir yaşam sürdüren fiziksel engelli Guiying’e toprağa dair bildiği her şeyi öğretiyor. Filmin en güçlü tarafı, yönetmen Li Ruijun’un da belirttiği üzere toprağın ekip biçilme yolculuğunu ve dört mevsim süren yoğun emek sürecini görünür kılması. İkili arasındaki ilişkinin ektikleri tohumlarla birlikte yeşerdiği ve kadrajın içindeki çıplak gerçeklikle baş başa kaldığımız anlarda film amaçladığı şeyi gerçekleştirebiliyor. Ancak yer yer ajitasyona başvuran, beklenmedik trajik olaylarla fazlasıyla melodramatik bir boyut kazanan hikâye, temeldeki bu güçlü duyguya zarar veriyor. Zaman zaman ortaya çıkan bu duygu sömürüsüne rağmen kendi üretim sürecini de ekilip biçilen bir tohum gibi ele alan Return to Dust’ın yer yer toprağa gerçekten “dokunduğunu” söylemek mümkün.

Leonora Addio
Leonora Addio

On yıl önce abisi Vittorio Taviani’yle birlikte yönettiği Sezar Ölmeli’yle (Cesare Deve Morire, 2012) Altın Ayı kazanan doksan yaşındaki Paolo Taviani’nin yeni filmi Leonora Addio, Sicilyalı oyun yazarı Luigi Pirandello’nun ölümüne ve cenazesine odaklanıyor. Edebiyat ile sinemanın birbirinin içine geçtiği, gerçeküstücü rüya sekanslarından arşiv görüntülerine ve yeni gerçekçi filmlerden kesitlere uzanan biçimsel bir denemeyle karşımızda Taviani yine. Pirandello’nun ölümünden sonra bir türlü Sicilya’ya ulaştırılamayan külleri üzerinden faşist İtalya’ya hiciv dolu bir bakış yönelten film, son bölümünde ise yazarın ölmeden önce yazdığı bir öyküye odaklanıyor. Ne var ki Paolo Taviani’nin kurduğu parçalı ve oyunbaz yapı, her ne kadar “kâğıt üzerinde” çalışır gibi gözükse de, bir bütün olarak bakıldığında tutarsız, ilginç olmaktan uzak bir izleme deneyimi sunuyor.


Berlinale Günlükleri’nin tamamına ulaşmak için tıklayın.

© 2013-2022 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sepetim
Your cart is empty.

Looks like you haven't made a choice yet.