Şu An Okunan
Serseri Âşıklar’dan Kara Panterler’e Kısa Bir Jean Seberg Biyografisi

Serseri Âşıklar’dan Kara Panterler’e Kısa Bir Jean Seberg Biyografisi

1960’ta Jean-Luc Godard’ın Serseri Âşıklar’ıyla popülarite kazanan Jean Seberg, Fransa’da çeşitli filmlerde rol aldıktan sonra ABD’ye gidip Hollywood filmlerinde boy göstermeye başladı. 1960’larda bir aktivist olarak siyahların ABD’de eşit vatandaşlık hakları edinme mücadelesine ve Kara Panterler’e destek vermesiyle FBI’ın kara listesine girdi. Romain Gary ve Carlos Fuentes ile yaşadığı ilişkiler onun politik kimliğini itibarsızlaştırmak için kullanıldı.

Bu yazı Altyazı’nın Gayri Resmî ve Resimli Dünya Sinema Sözlüğü’nde Jean Seberg maddesinde yayımlanmıştır.

Serseri Âşıklar’ın (À Bout de Souffle, 1960) Patricia Franchini’si. FBI’ın hedef gösterip hayatını kararttığı oyunculardan sadece biri. Seberg, Otto Preminger’in, George Bernard Shaw’un oyunundan uyarladığı Saint Joan (1957) filminde Jeanne d’Arc’ı canlandırmak için başvuru yapan on sekiz bin adaydan da biriydi. Bu başvuruyu kendisi adına bir komşusunun yaptığı söylenir. Seberg’in kariyeri kendi deyimiyle “çoğu aktrisin son bulduğu” yerde başlamıştı: Preminger’in oyunculuk tecrübesi olmayan Seberg’i seçmesini bir başka Shaw oyununa referansla “Pygmalion deneyi” olarak adlandırıp allayıp pullayan basın, filmin kendisini ve Seberg’in performansını ise acımasızca eleştirecekti. 1960’ta Jean-Luc Godard’ın Serseri Âşıklar’ıyla popülarite kazanan Seberg, Fransa’da çeşitli filmlerde rol aldıktan sonra ABD’ye gidip Hollywood filmlerinde boy göstermeye başladı. Ancak 1970’lerin ortalarına gelindiğinde kariyerinin en aktif döneminde ansızın oyunculuğu bıraktı. Bir söyleşisinde, kendisine teklif edilen rolleri “pornografinin sınırında gezindikleri” için reddettiğini ifade edecekti. Ama Seberg’in kariyerini asıl bitiren antikomünist J. Edgar Hoover yönetimindeki FBI tarafından hedef gösterilmesiydi. Seberg 1960’larda bir aktivist olarak siyahların ABD’de eşit vatandaşlık hakları edinme mücadelesine ve Kara Panterler’e destek vermişti. 1970 yılında FBI, Seberg’in Kara Panterler üyesi Raymond Hewitt’ten hamile kaldığı, yani çocuğun babasının “zenci” olduğu yönündeki yalan haberi basına servis etti. Amaçları, Romain Gary ile evli olduğu dönemde Carlos Fuentes’le ilişkisi basına yansıyan Seberg’i, hazır magazin basınında ismi sıkça geçiyorken itibarsızlaştırarak sindirmekti. Bu tarihten itibaren Seberg’in kara listeye alındığı, Hollywood stüdyoların ona teklif yapmayı kesmesinin de bununla alakalı olduğu söyleniyor. Seberg’in asparagaslara konu olan bebeği ise, prematüre doğum sonucu iki gün içinde, 23 Ağustos 1970’te hayatını yitirdi. Babası Romain Gary’ydi.

Gary, aynı yıl, 1970’te yazdığı ‘Beyaz Köpek’ romanında, siyahların mücadelesine destek veren eşi Seberg ve Marlon Brando gibi ünlüleri tek derdi kendi vicdanlarını temizlemek olan liberal kampanyacılar olarak tanımlar, “tipik Amerikan idealisti” gibi ifadelerle küçümser. Beyaz Köpek, Gary ile Seberg’in başından geçen gerçek bir hikâyeye dayanır: İkili, başıboş bir kurt köpeğini evlerine almış, daha sonra köpeğin siyahlara saldırması için koşullandırılmış bir polis köpeği olduğunu öğrenmişlerdir. Gary, romanda bu hikâyeyi Seberg ve diğer Hollywood ünlülerinin idealizmlerini eleştirmek için bir metafora dönüştürür: Seberg’in köpeğin ırkçı güdülerden arındırılabileceğine yönelik inancını naif bir liberalliğin ve kampanyacı aktivizminin semptomu olarak ele almıştır Gary. Bu romanı aynı adla beyazperdeye uyarlayan Samuel Fuller ise, eşinin Fuentes’le ilişkisini öğrenen Gary’nin bu eleştirileri kıskançlık hissiyle kaleme aldığını söyleyecektir.

Beyaz Köpek (White Dog) filmi 1982’de seyirciyle buluştuğunda ne Seberg ne de Gary hayattadır. Seberg 1979’un Ağustos ayında Paris’te, arabasının arka koltuğunda ölü bulunur. Ölüm sebebi, muhtemel intihar olarak kayda geçer. Gary, Seberg’in, prematüre doğan bebeklerinin daha önceki ölüm yıl dönümlerinde de intihara teşebbüs ettiğini söyleyince, kanıtlanamasa da intihar senaryosu kabul edilir. Seberg’in psikolojik sorunlarının FBI’ın karalama kampanyasıyla başladığını iddia eden Gary de 1980 yılında kendi hayatına son verir. Fuller Beyaz Köpek’i Romain Gary’ye ithaf etmiştir. Jodie Foster 1991’de David Richards imzalı Jean Seberg biyografisinin haklarını satın alır, ancak yapımcılığını yapıp başrolünü üstleneceği proje hayata geçirilmez.

Kristen Stewart’ın Jean Seberg Portresi

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.