Şu An Okunan
Altın Portakal Günlükleri 2020 #2

Altın Portakal Günlükleri 2020 #2

Altın Portakal’ın ikinci gününde izleyici karşısına çıkan Ulusal Yarışma filmleri, Nesimi Yetik’in ikinci uzun metrajı Dirlik Düzenlik ile Yasin Çetin-Barış Gördağ ikilisinin birlikte yönettiği Koku oldu.

Tüm gösterimlerin açık havada, sosyal mesafe önlemleri uygulanarak yapıldığı 57. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin ikinci gününde Ulusal Yarışma kapsamında gösterilen ilk film, yönetmenliğini Nesimi Yetik’in üstlendiği Dirlik Düzenlik’ti. Annem Sinema Öğreniyor (2006) filmiyle kısa film festivallerinde çok sayıda ödül kazanan, ardından ilk uzun metrajı Toz Ruhu’yla (2014) özgün bir dünya tasarlamayı başaran yönetmen yeni filminde yaşayışları, dünyaya bakışları ve hayalleri büsbütün farklı iki kız kardeş ile yaşlı ve hasta annelerine odaklanıyor.

İyi bir eğitim almış olan Hicran (Asiye Dinçsoy) tarih öğretmenidir. Aksayan bacağı yüzünden hayatı boyunca aşağılamalara maruz kalmış, evine ve annesine bağımlı bir kadındır. Bir emlak ofisinde çalışan küçük kardeşi Vildan (aynı zamanda filmin yapımcısı, ortak senaristi ve kurgucusu olan Betül Esener) ise daha iyi bir hayata layık olduğunu düşünen, geceleri bir barda şarkıcılık yapan, mutluluğu evli bir adamla yaşadığı ilişkide arayan bir kadındır. Karakterlerindeki uzlaşmazlığın yanı sıra en basit gündelik meselelerde dahi anlaşamayan iki kardeş arasındaki gerilim, anneleri Dudu’nun (yönetmenin annesi Dudu Yetik) da huzurunu kaçırmaktadır. Derken, yaşlı ve hasta bir kadın olan Dudu’nun beklenmedik bir şekilde yeniden evlenmeye karar vermesi, üç kadın arasındaki kırılgan dengenin iyice altüst olmasına yol açar.

Aynı evde birbirinden çok farklı hayatlar yaşayan üç kadının ortaklaşa bir hayat içinde sıkışmışlığını 4:3 kadraj tercihi ve sık sık başvurulan yakın planlarla vurgulayan Yetik, şiddetli kavgalar ile mecburi bir dayanışma arasındaki keskin gelgitler üzerine kurulu, etkileyici bir kız kardeşlik dinamiği betimliyor. Hicran’ın küskün, içine kapanık, yer yer çocuksu karakteriyle Vildan’ın dışa dönük kişiliği ve kimi zaman kibir patlamalarıyla ortaya çıkan tatminsizliği arasındaki uyuşmazlık, film boyunca yükselip alçalan bir gerilim hattı kuruyor. Çocukça bir kardeş kavgasının hemen ardından herkesin kahkahalara boğulduğu bir coşku ânı, ateşli bir tartışmanın ortasında bir anda sarf edilen “çay içelim mi?” sorusu, kardeşlik ilişkisinin karmaşıklığına dair güçlü bir etki bırakıyor. Ne var ki filmin ikinci yarısında (özellikle dramatik yapının zirvesi olarak tasarlanan deniz kenarındaki yüzleşme sahnesinde), o noktaya kadar sözlere dökülmeden izleyiciye zaten aktarılmış olan bu dinamiğin altı kalın çizgilerle çiziliyor. Filmin bir noktasında ortaya çıkan “bozuk” silahın meşhur Çehov anekdotuna uygun bir şekilde işlevselleştirilmesi de bu anlatının finaline ne kadar yakışıyor, tartışılır. Yine de, pek çok eleştirmenin ortak görüşü, özgün hikâyesi, komedi ile drama arasında kurduğu denge ve üç kadın arasındaki ilişkilere incelikli yaklaşımıyla Dirlik Düzenlik’in Ulusal Yarışma’nın ilk iki gününün en kuvvetli filmi olduğu yönünde.

Yasin Çetin ve Barış Gördağ’ın ilk uzun metrajı Koku ise, varlıklı bir felsefe profesörü olan İlhan’ın (Nergis Öztürk) genç yaşta menopoza girmek üzere olduğunu öğrendikten sonra ani bir kararla çocuk sahibi olmaya çalışmasını konu alıyor. Çocuk yapmak için yüksek lisans öğrencisi Mustafa’yla (Yunus Emre Yıldırımer) para karşılığı anlaşan İlhan, sorunlu hamilelik sürecini geçirmek üzere Mustafa’nın ailesinin Malatya’daki köyüne gider. Bu süreçte bir tür içsel sorgulamaya giren İlhan, kentli alışkanlıklarına taban tabana zıt bir kültürün içinde yabancılık çekerken bir yandan da kendi sevgisizliğiyle, annelik ve aile konusundaki travmalarıyla yüzleşecektir… Olay örgüsünün birçok aşamasında izleyiciyi ikna etmekte güçlük çeken, yüzeydeki hikâye ile altmetni arasındaki ilişki açısından da kafası karışık bir film izlenimi veren Koku, eleştirmenler arasında genel olarak aksayan tarafları üzerinden konuşulan bir yapım oldu.

Ulusal Yarışma’nın üçüncü gününde izleyici karşısına çıkacak filmler, Ferit Karol imzalı Kumbara ile Erdem Tepegöz’ün distopik filmi Gölgeler Arasında.

<<<

>>>

© 2013 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.