Şu An Okunan
İstanbul Film Festivali ve MUBI’den Özel Bir Seçki

İstanbul Film Festivali ve MUBI’den Özel Bir Seçki

Pandemi nedeniyle ertelenmek durumunda kalan İstanbul Film Festivali’nde önceki yıllarda ödül almış 12 film, MUBI’nin işbirliğiyle izleyicilerle online ortamda buluşacak.

39. İstanbul Film Festivali’nin normal şartlarda gerçekleşmesi planlanan 10-21 Nisan tarihleri arasında gösterilecek olan; kaçırmış olanlar ya da yeniden izlemek isteyenler için bir araya getirilen 12 filmlik özel bir seçki, festivalin önceki yıllarının ulusal ve uluslararası yarışmalarında Altın Lale, Jüri Özel Ödülü ve FIPRESCI Ödülü kazanmış filmlerden oluşuyor. MUBI, sinemaseverlerin İstanbul Film Festivali seçkisini izleyebilmeleri için, mubi.com/istanbul adresi üzerinden 30 günlük ücretsiz deneme süresi hediye ediyor.

MUBI ayrıca, Altyazı okurlarına mubi.com/altyazi adresi üzerinden 3 aylık özel bir teklif sunuyor.

MUBI’nin İstanbul Film Festivali özel seçkisinde sırasıyla gösterilecek filmler (her film 30 gün boyunca yayında kalacak):

1.Tony Manero (Pablo Larraín, 2008) – 28. İFF Altın Lale, 10 Nisan’dan itibaren gösterimde

Tony Manero, Pablo Larraín’in Pinochet rejimi üçlemesinin ilk filmi. Başroldeki Alfredo Castro’nun üstün performans gösterdiği bu psikolojik hiciv, Saturday Night Fever filminde John Travolta’nın canlandırdığı Tony Manero karakterini saplantı haline getiren bir adamı konu ediniyor.

2. Körlük / Blind (Eskil Vogt, 2014) – 33. İFF Altın Lale, 11 Nisan’dan itibaren gösterimde

2011 yapımı Oslo, 31. August’un senaristleri arasında yer alan ve 2014 yapımı Blind ile Sundance’de En İyi Senaryo ödülüne layık görülen Eskil Vogt ilk uzun metrajında, algıyla düşlem arasında bir araf yaratıyor.

3. Faydalı Hayat / A Useful Life (Federico Veiroj, 2010) – 30. İFF Jüri Özel Ödülü, 12 Nisan’dan itibaren gösterimde

Faydalı Hayat, Uruguay’ın başkenti Montevideo’da sanat filmleri gösteren bağımsız bir sinema ile mekânın kapanmasıyla yüzleşmek zorunda kalan programcısını konu ediniyor. Film bir süre sonra âdeta, sinema ve sinemasever sevgisiyle dolup taşan siyah-beyaz bir mektup halini alıyor…

4. Oslo, 31 Ağustos / Oslo, August 31st (Joachim Trier, 2011) – 31. İFF Jüri Özel Ödülü, 13 Nisan’dan itibaren gösterimde
Joachim Trier’in 2006 yapımı Reprise filminde başrolü üstlenen Anders Danielsen Lie, Oslo, 31 Ağustos’ta da filmi neredeyse tek başına göğüslüyor. Fransız yazar Pierre Drieu La Rochelle’in ‘Le Feu Follet’ romanından uyarlanan film, insanın içini sızlatan müthiş bir gerçekçilikle, Oslo’da yaşayan bağımlı bir gencin rehabilitasyon kliniğinden günübirlik ayrıldığı 30 Ağustos gününü anlatıyor.

5. Mikrofon / Microphone (Ahmad Abdalla, 2010) – 30. İFF Altın Lale, 14 Nisan’dan itibaren gösterimde

Kurmaca ve cinéma verité türlerini harmanlama biçimiyle Yeni Kuzey Afrika sinemasının cesur bir örneği niteliğindeki Mikrofon, Mısır’ın en canlı, en heyecan verici şehri İskenderiye’nin, müzik ve sanatın etkisi altındaki bambaşka bir panoramasını izleyiciyle buluşturuyor.
6. İşe Yarar Bir Şey (Pelin Esmer, 2017) – 36. İFF Ulusal Yarışma FIPRESCI Ödülü, 15 Nisan’dan itibaren gösterimde

Trenle yapılan uzun bir gece yolculuğunu manzarayı ve insanları seyrederek geçiren Leyla, bu yolculukta hemşirelik öğrencisi Canan’la tanışır. Canan’ı bu yolun sonunda, Yavuz’un evinde çok ağır bir sorumluluk bekliyordur. Leyla, Canan’ın anlattıklarından ve anlatmadıklarından bir hikâye yaratır ve kendini o hikâyeye kaptırmaya karar verir. Pelin Esmer’in senaryosunu Barış Bıçakçı’yla birlikte kaleme aldığı İşe Yarar Bir Şey’in başrollerini Başak Köklükaya, Öykü Karayel ve Yiğit Özşener üstleniyor.


7.
Ne Yaptın Richard / What Richard Did (Lenny Abrahamson, 2012) – 32. İFF Altın Lale,  16 Nisan’dan itibaren gösterimde
Liseli bir rugby yıldızının hayatı, bilinçsiz bir şiddet eyleminin sebep olduğu korkunç trajediyle beraber, ağır bir tahribata uğrar. Kevin Power’ın 2012 yılında yayımlanan aynı isimli romanından uyarlanan film, İrlanda’da büyük bir sarsıntı yaratan gerçek bir olaydan esinlenirken suç, ceza ve içsel kötülük kavramlarını da soğukkanlılıkla analiz ediyor.


8. Şeylerin Boktanlığı / The Misfortunates (Felix Van Groeningen, 2009) – 29. İFF Altın Lale Ödülü, 17 Nisan’dan itibaren gösterimde
Şarkıcı Roy Orbison’a adanan Şeylerin Boktanlığı, Belçika’nın ufak bir kasabasında alkolik ve cahil babası, ağzı bozuk, kavgacı üç amcası ve herkese kol kanat geren annesiyle aynı evde yaşayan on üç yaşındaki Gunther’in iç acıtan büyüme hikâyesini konu ediniyor. Dinamik bir aile komedisi olarak değerlendirilebilecek film aynı zamanda bahtsız ve işlevsiz ailelere dair cüretkâr bir dramedi olarak da görülebilir.   


9.
Taş Bebek / Papusza (Joanna Kos-Krauze, Krzysztof Krauze, 2013) – 33. İFF Jüri Özel Ödülü, 18 Nisan’dan itibaren gösterimde
“Papusza” olarak da bilinen Bronisława Wajs (1908–1987), dünyanın en ünlü Roma şairi olarak kabul edilir. Polonya’daki yaşamı gizemli ama bir o kadar da eziyetlidir: Şiir yazma kabiliyetiyle kazandığı şöhret kendi ülkesinde, Roman kültürü ve âdetlerine ihanet etmekle suçlanmasına sebep olur. Bu etkileyici siyah-beyaz film, adeta doğumundan ölümüne, şairini adım adım takip ediyor. 

10. Camille Claudel, 1915 (Bruno Dumont, 2013) – 32. İFF Jüri Özel Ödülü ve FIPRESCI Ödülü, 19 Nisan’dan itibaren gösterimde
32. İstanbul Film Festivali’nde FIPRESCI ödülüne layık görülen 2013 yapımı Camille Claudel, 1915, heykeltıraş Cammile Claudel’in akıl hastanesinde geçen günlerine mercek tutuyor. Senaryosu Paul Claudel ve Camille Claudel’in mektuplaşmaları ekseninde şekillenen filmde Juliette Binoche’un etkileyici performansı göz dolduruyor.

11. İmkânsızın Şarkısı / Norwegian Wood (Tran Anh Hung, 2010) – 30. İFF FIPRESCI Ödülü, 20 Nisan’dan itibaren gösterimde
Haruki Murakami’nin 1987 yılında yayımlanan aynı isimli romanından uyarlanan bu romantik drama, büyüleyici tınılarıyla Radiohead’in gitaristi Jonny Greenwood eşlik ediyor. İlk aşkın yakıcılığı ve ölümün soğuk gölgesini şiirsel bir dil ve gözalıcı bir görsel tasarımla anlatan film, ‘beş duyu’ya birden hitap ediyor.

12. ’93 Yazı / Summer 1993 (Carla Simón, 2017) –  36. İFF Jüri Özel Ödülü, 21 Nisan’dan itibaren gösterimde
Altı yaşındaki Frida, annesinin ölümü üzerine amcasının ailesinin yanına gönderilir. Yeni bir hayata başlayacağı bu ev, doğduğu Barselona’dan uzakta, kırsal bir bölgededir. Frida, annesinin ölümüne ve yeni hayatına adapte olmakta oldukça zorlanır. Carla Simon’ın ilk filmi ‘93 Yazı, bu kırılgan değişim sürecin otobiyografik öğelerini yansıtırken, aynı zamanda son derece incelikli ve tarafsız bir bakış açısıyla, adı gibi sıcak bir hikâyeyi aktarıyor

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.