Şu An Okunan
Luis Buñuel Sinemasında Ölüm ve Erotizm Birliği

Luis Buñuel Sinemasında Ölüm ve Erotizm Birliği

Agora Kitaplığı tarafından yayımlanan ‘Luis Buñuel Sinemasında Ölüm ve Erotizm Birliği’, Buñuel’in farklı dönemlerde çektiği dört filmi ölüm ve erotizm perspektifinden inceliyor.

Buñuel sineması tekinsizdir. İlginç, abartıya kaçmayan, lakin her daim sınır ihlal eden bir sinemadır bu. Bu ihlalden yalnız bastırılmışlığın açığa çıktığı düşler ve bilinçdışı sorumlu değildir üstelik: Burjuvanın karizmatik, statülü maskeleri ardındaki dizginlenemez ve izah edilemez arzu ve her biri genelgeçer anlamından sıyrılıp konuşma hakkını elde etmiş nesneler de bu suçun esaslı ortaklarıdır. Bu yönüyle Buñuel sineması hem derli toplu hem de çığırından çıkmış bir karnaval gibidir: Tıpkı her aşaması belli ve doğası gereği karışık bir sarmal gibi.

Agora Kitaplığı tarafından yayımlanan ‘Luis Buñuel Sinemasında Ölüm ve Erotizm Birliği’ yönetmenin karnavalesk sarmalını, filmografisinin dört farklı döneminden dört farklı filmle, ölüm ve erotizm perspektifinde çözümlüyor. Buñuel sineması düşlerin ve bastırılmışlığın özgür kalışıyla ayakları ne kadar yerden kesiyorsa; Evrim Nacar’ın incelikli çalışması da bir o kadar yere sağlam basmayı sağlıyor. En azından okur, ayaklarının altında istediği zaman basabileceği akademik bir zemin olduğunu biliyor.

Gündüz Güzeli

İki ana bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümü ‘Gerçeküstücülük ve Karnavalesk’. Gerçeküstücülüğün kökenlerini agresif ve mantık dışı Dada’ya dayandırarak ilerleyen yazar Georges Bataille’den André Breton’a, Marquis de Sade’dan Mikhail Bakhtin’e pek çok düşünürle tabiatı gereğiihlalci ve erotik gerçeküstücülüğün sınırlarını çiziyor; daha doğrusu, sınırsızlıklarını belirginleştiriyor. Avangard sessiz film dönemine değinilmesiyle beraber okur, Buñuel’in Salvador Dali’yle beraber adım atacağı sanat sahnesini de tanımış oluyor bir bakıma.

İkinci bölümdeyse Bir Endülüs Köpeği (Un Chien Andalou, 1929), Viridiana (1961), Gündüz Güzeli (Belle de Jour, 1967) ve Özgürlük Hayaleti (Le Fantôme de la Liberté, 1974) filmleri analiz ediliyor. Nacar ilk olarak, beklenen şekilde anlam oluşturmayan düşsel imgeler harmanı Bir Endülüs Köpeği’nin psikanalitik okumasıyla başlıyor işe. Viridiana, Gündüz Güzeli ve Özgürlük Hayaleti analizleri boyunca ise ‘nevrotik nekrofili’ üzerinden ölüm-erotizm-arzu düğümünü çözümlemeye çalışıyor.

Çalışmanın en özgün yanı, Buñuel sinemasında “yalnız”karakterlerin izini sürmesi: Bir Endülüs Köpeği’nin bisikletlisi, Viridiana’nın Don Jaime’si, Gündüz Güzeli’nin ölü sevgili ardından yas tutan kontu, Özgürlük Hayaleti’nin Dona Elvira’sı… Düşle gerçeğin, mizahla ölümün, ölümle şehvetin iç içe geçtiği bu karnaval alanında karakterleri ölümün değil, erotizmin tekinsizleştirdiğinden dem vuruyor Nacar. Zira çalışma boyunca ele alınan karakterler ölüme ya da ölüm korkusuna değil erotizmin hükmettiği düşlere ve dindirilemez arzuya yenik düşerekkontrolü kaybediyor ve kabul edilebilir sınırları ihlal ederek kendini kurban ediyor.

Bir Endülüs Köpeği

Buñuel’in gençliğinden bu yana “uğraştığı” burjuvayı eleştirmek için izlediği farklı, karanlık yollar yönetmenin hayatına dair merak uyandırıyor ister istemez. Bu noktada Nacar film analizlerinin yanı sıra, Buñuel’in çocukluk ve gençlik yıllarından kesitlerle, din, ölüm ve cinsellik arasında gidip gelen hülyalı gerçekliğine de yer vererek, çalışmaya kısmen biyografi özelliği kazandırıyor.

“Başarısızlığa uğramam hâlinde, seyircilere fırlatmak için çakıl taşları doldurmuştum tüm ceplerime” diyor Buñuel Bir Endülüs Köpeği’nin ilk gösteriminden bahsederken: “Bir süre önce gerçeküstücüler, Germaine Dulac’ın Antonin Artaud’nun senaryosundan yola çıkarak yaptığı La Coquille et le Clergyman adlı filmi yuhalamışlardı. Oysa benim hoşuma gitmişti. Ben kendimi bundan da kötüsüne hazırlamıştım. Çakıl taşlarına gerek kalmadı film bittiğinde ve o sonu gelmez alkış seslerini duyduğumda, usulca yere bıraktım ‘mermilerimi’.”

Evrim Nacar, ‘Luis Buñuel Sinemasında Ölüm ve Erotizm Birliği’nde, çakıl taşlarıyla da olsa, her an saldırıya ve savunmaya hazır bir yönetmenin izini sürüyor etraflıca. Buñuel ne kadar ölümün ve hazzın ötesinde ustaca salınıyorsa, Nacar da bir o kadar temellendirmeyi başarıyor onun sinemasını. Böylece yönetmene dair özenli ve merak uyandırıcı bir çalışma çıkıyor ortaya. Ve okurun bilinemeyen bir sinemada kaybolmasına engel olacak bir rehber.

Luis Buñuel Sinemasında Ölüm ve Erotizm Birliği/Evrim Nacar/Agora Kitaplığı/208 sayfa

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.