Avatar

Evrim Kaya

Boğaziçi Üniversitesi Felsefe bölümünde lisans ve yüksek lisans eğitimi aldı. Hamburg Üniversitesi Medya ve İletişim Enstitüsü'ndeki doktorasını tamamlıyor. Boğaziçi Üniversitesi'nin sinema kulübünde başladığı sinema yazarlığını Altyazı ile birlikte çeşitli yayınlarda sürdürüyor.

15 yazı |
Ulrich Seidl’la Cennet Üçlemesi Üzerine Söyleşi

Avusturyalı yönetmen Ulrich Seidl’la 2013 yılının Temmuz ayında buluşmuş ve Cennet Üçlemesi başta olmak üzere pek çok konuyu konuşmuştuk.

Postacının Beyaz Geceleri: Hayal mi Gerçek mi?

Andrey Konchalovskiy’ye 71. Venedik Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran Postacının Beyaz Geceleri, gerçek ve gerçeküstü, belgesel ve kurmaca arasında gidip gelen, bir noktada tüm bunların anlamını sorgulayan bir film.   

Céline ve Julie

Rüyalar, anılar ve hayal gücüyle ilişki kurmamıza vasıta olmak sinemanın birincil vazifesi değil miydi? Jacques Rivette imzalı bu oyunbaz film tam da bunu yapıyor.

İz Sürücü: Tarkovski’nin Çağrısı

Tarkovski sineması uzaydan düşmüş gibi tuhaf, hep yanı başımızdaymış gibi tanıdık bir bölge. Bugün onun başyapıtı İz Sürücü‘yü yeniden izlemenin etkisini tarif etmek de filmdeki bölgeyi tanımlamak kadar zor.

Suikastçı: İpekten Zaman

Suikastçı (2015) karakterlerin nefes alışlarına, kalp atışlarına, yaprakların hareketlerine, dikkat kesilerek wuxia türünün içinde meditatif bir hâl arıyor, kendi ritminde büyüyen bir dünya yaratıyor.

Beş Maddede Billy Wilder

Billy Wilder sinemasına dair beş madde…

O: Yetimler ve Zorbalar

Bir Amerikan taşra kasabasına dehşet saçan palyaço Pennywise’ın yeni sürümüyle karşılaşmadan önce, elinde balonla gülümseyişini hatırlıyoruz.

Hitler’e Suikast: Ihlamurlar Kadar Alman

Çöküş (Der Untergang, 2004) ile tanıdığımız Oliver Hirschbiegel, Hitler’e başarısız bir suikast düzenleyen George Elser’in öyküsünü anlatırken, sıradan bir Almanın yaşananları değiştirebileceğine, tarihin farklı yazılmış olabileceğine dair inanç taşıyor.

Ardavazt Peleşyan: Uzaya Çıkan Bir Tren

Ardavazt Peleşyan, durmadan gökyüzüne bakan insanları resmeden bir öncü sinemacı. Takipçisi olmayan bir avangard belki. İsmi Vertov ve Eisenstein’la yan yana anılması gereken bir gizli hazine.

Kaçak İşçiler (Moonlighting)

Jerzy Skolimowski’nin 1981 yılında yalnızca bir buçuk haftada yazıp tamamladığı ‘Kaçak İşçiler’ Altın Palmiye’den En İyi Senaryo ödülüyle dönmüştü.

Roy Andersson’la Söyleşi: “Meşe Ağacı ve Aptallık”

‘İnsanları Seyreden Güvercin’de yaşam ve ölüme dair tefekküre dalan Roy Andersson, bizden de kuşlar, palyaçolar, mizah ve gerçekçilik gibi konular üzerine fikirlerini esirgemedi.

Umudun Peşinde: Bir Sahicilik Ânı

‘Umudun Peşinde’, Katolik Kilisesi’nin 1950’lerde İrlanda’da evlilik dışı hamile kalan genç kadınlara yaptığı zulmü perdeye taşıyor.

Şimdiki Zaman: Bir Başrollük Yer Açmak

EVRİM KAYA – ‘Şimdiki Zaman’ı izleyince, insan kentli kadını anlatan filmlerin azlığına hayıflanıyor. Hakiki bir yabancılaşmayla adlı adınca bir şımarıklık arasında gidip gelen erkeklerin aksine kadınların kendilerine bir başrollük yer açmaları hâlâ sıkça görebildiğimiz bir şey değil.

Heinz Peter Schwerfel ile ‘Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikayesi’

‘Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikayesi’ adlı kitabın yazarı Heinz Peter Schwerfel, İstanbul Film Festivali’nde deneysel sinema üzerine ‘Serbest Radikaller’ başlıklı bir söyleşi gerçekleştirmişti. Schwerfel, 11 Mayıs’ta Dirimart ve Santralistanbul’da görme şansına erişeceğimiz Shirin Neshat sergisinin de küratörü. Schwerfel’le, kitabının temel mevzusunu, çağdaş sanat ve sinemanın ilişkisini konuştuk.

© 2013 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.