Şu An Okunan
10 Adımda Seinfeld

10 Adımda Seinfeld

Seinfeld

Uzun zamandır beklenen şey oldu ve Seinfeld, Netflix’in kataloğuna eklendi. Televizyon tarihinin tartışmasız biçimde en önemli yapımlarından birisi olan bu efsanevi diziyi yeniden ziyaret etmeden önce onu efsaneleştiren unsurları on adımda hatırlıyoruz.

Seinfeld 5 Temmuz 1989’da hayatımıza girdi ve o günden sonra televizyon kültürü bir daha asla aynı olmadı! Yaratıcıları Jerry Seinfeld ve Larry David’in hayatlarından büyük izler taşıyan Seinfeld aynı anda hem gündelik hem de nihilist olmayı başaran kendine has bir üslup oluşturmuştu. Aile, aşk ya da karakter gelişimi gibi seyirciyi olay örgüsüne bağlayan unsurlara ihtiyaç duymadan izleyenlerin gönlünde taht kurmayı büyük bir hızla başardı. Yayınlanmaya devam ettiği dönemden itibaren efsaneleşti ve televizyon tarihinin en çok iz bırakan işlerinden birisine dönüştü. Final bölümü 1998 yılında yayınlanan dizi bugün hâlâ yeni kuşaklara hitap etmeye ve her yaştan izleyici için değer oluşturmaya devam ediyor. Aradan geçen zamanda popülerliğinden pek bir şey kaybetmeyen ve izleyenlerinin sitcom anlayışını baştan aşağı değiştiren Seinfeld, 1 Ekim itibariyle Netflix’in kataloğuna eklendi. Uzun süredir yolu gözlenen ve sonunda dijital platformlara geri dönen bu efsanevi diziyi on adımda hatırlıyoruz.


İlişkiler 

Seinfeld

Seinfeld’in en ilginç ve özgün özelliklerinden biri, izleyiciyi hikâyeye bağlayacak bir aşk hikâyesine ihtiyaç duymamasıydı. Evet, bir zamanlar Jerry ve Elaine’in sevgili olduğunu bilerek başlıyorduk diziye ve tabii ki arada kanlar kaynıyordu ama çok da sürmüyordu bu. Ve ikili arasındaki yükselen cinsel enerji her zaman için aşktan ziyade arkadaşlığı baz alıyor, aralarındaki ilişki duygusal bir ilişkiye evrilmiyordu. Dörtlü içerisinde aşka ve bağlılığa ‘kutsal’ ve resmî yollarla ulaşmaya çalışan tek kişi George’du, ancak onun makus kaderi de dizinin nüktedanlığını anlamak için elverişli bir zemin sunuyor. Zira George’la evlenmek için gün sayan ve bir ayrılık bahanesi olarak öne sürülen evlilik sözleşmesini George’dan daha zengin olduğu için seve seve imzalayan Susan, ucuz davetiye zarfı yalarken zehirlendiği için hayatını kaybetmişti. 


Zıtlıklar

Seinfeld

Sitcom’ların zıt karakterleri bir araya getirmek için en uygun yapılardan biri olduğu düşünülebilir. Tabii ki Seinfeld için de bu geçerliydi: Jerry, Kramer, Elaine ve George neredeyse bir araya gelmeleri şaşırtıcı olacak kadar farklı dört karakter olarak epey geniş bir alan yaratıyordu bize ve aralarındaki ilişkilerin inişli çıkışlı hâllerine. Aralarındaki farklılıklar sık sık o bölümün ana odağı hâline geliyor, komedi bu zıtlıklardan doğuyordu. Hatta yaratıcılar bunu bir adım daha öteye götürüyor ve  “Acaba biri diğeri olsa ne olur?” sorusunu soruyorlardı. Bu kimi zaman Jerry ve Kramer’ın evlerini değiş tokuş etmesi sebebiyle, kimi zamansa George ve Elaine’in kendilerini sorgulamasıyla gerçekleşiyordu. Elaine’in George’a dönüştüğünü fark ettiği an ya da Kramer ve Jerry’nin birbirleri gibi davrandığı bölüm Seinfeld’le ilgili sayısız unutulmaz sahneden birkaçı olarak hafızalarda yer etmiştir. 


Takıntılar 

Seinfeld

“Sağlıklı ilişkinin temelleri nasıl atılır?” sorusunun Seinfeld karakterlerinin dünyasında net bir karşılığı olduğunu söylemek pek mümkün değil. Zira Seinfeld karakterleri takıntılar sebebiyle gerçekleşebilecek yüzlerce güzel ihtimali bertaraf etme ‘beceri’leriyle tanınırlar biraz da. Kısaca bir gözden geçirelim: Eli erkek eline benzediği, bezelye tanelerini teker teker yediği, risotto yerken inlediği ama sevişirken ses çıkarmadığı için kafa karıştıran kadınlar, ünlem kullanmadığı için eleştirilen, Troçki’ye benzeyen tipiyle endişe uyandıran erkekler… Seinfeld ilk buluşmaların nasıl rezil edileceğiyle ilgili derin bir kataloğa sahiptir.


Kıyafetler 

Seinfeld

Seinfeld, pek çok kıyafet krizine ev sahipliği etmiştir. Bunlardan en ‘travmatik’ olanları şüphesiz ki Jerry’nin muhteşem süet ceketinin iç astarı ya da bir yardım etkinliği için televizyona çıkacağı gün giymek zorunda kaldığı fırfırlı beyaz gömleğiydi. Ama yine de bunlar en basit şekilde talihsizlik olarak değerlendirilebilirdi. Oysa George Costanza’nın kötü giyinmesi onun karakterini tanımlayan özelliklerden biri hâline gelmişti. Her daim bir beden dar gelen kıyafetler, kırmızı yağmurluk, şişme mont… Kramer ise her şeyde olduğu gibi kıyafet seçimi açısından da kendine has bir karakterdi. Öyle ya da böyle, kıyafetler Seinfeld karakterleri için her zaman önemli belirleyiciler olarak öne çıkıyordu.


Meslekler 

Seinfeld

Jerry komedyendi ve hep öyle kaldı, Elaine de çoğunlukla editör olmayı başardı. Ancak Kramer ve George girip çıktıkları işlerle dünyanın en tuhaf kariyer gelişimlerini gözler önüne seriyorlardı. George, Yankees’teki muhteşem işinin öncesi ve sonrasında emlakçı, senarist, el mankenliği gibi işlerin yanı sıra araba park etmek, babasının garajında bilgisayar satışı yapmak gibi küçük işlere de imza attı. Ve -tabii ki- hepsini kendine özgü bir başarısızlık ya da talihsizlikle ardında bırakmayı başarsa da iki meslek kendini altın harflerle Costanza tarihine yazdırdı: Mimarlık ve deniz biyolojistliği! 

Kramer’ın kariyeri ise ufak çapta oyunculuk işleri dışında deneysel lakin sürdürülemeyen fikirlerden oluşuyordu: Kahve sehpası hâline gelebilen kitap, kumsal kokulu parfüm üretimi, kendi pizzanı kendin yap teması… Kim bilir, belki de bu dağınık kariyer yolculuğunun en büyük sebebi Kramer’ın eskiden çalıştığı bagel dükkânını yaklaşık dokuz yıl boyunca boykot etmesi ve bir bakıma iş hayatına duyduğu güvenin zedelenmesiydi…  


Ötekiler

Seinfeld
Jackie Chiles

Newman, Soup Nazi, Jerry’nin biricik dayısı Uncle Leo, Elaine’nin eski sevgilisi ‘Crazy’ Joe Davola, Kramer’ın muhteşem avukatı Jackie Chiles, Elaine’in tüm patronları -özellikle Mr. Pitt- ve hazır patronlardan konu açılmışken George’un Yankees’teki muhteşem patronu George Steinbrenner… Seinfeld’in ‘ötekiler’i, belki de sitcom tarihinin en sevilen yan karakterlerinden oluşuyordu. Muhteşem dörtlünün soy ağacı ise başlı başına kusursuz yan karakterler atışması gibiydi: Elaine’in bir süet ceketi rezil rüsva edecek denli despot babası Alton Benes, Kramer’ın ilginç annesi Babs Kramer, sitcom’lardaki Florida ve yaşlılık esprilerinin kurucu ikilisi Helen ve Morty Seinfeld ve Seinfeld’in en iyi bölümlerinde mutlaka adı geçen Frank ve Estelle Costanza… Onlar olmadan Seinfeld dünyasını düşünmek mümkün değil elbette.


Şehirler 

Seinfeld

Buram buram New York’tan beslenen Seinfeld aslen Los Angeles’ta çekilse de, bir şekilde New York’un karmakarışık dokusunu izleyicinin de hissetmesini sağlıyordu. Daima bir yerlere yetişme çabası, George’un en büyük mücadelesi ve gövde gösterisi hâline gelen park sorunu, dörtlünün rezaletten rezalete koşmasını sağlayan etkinlikler, evlerin içine kadar girip gözleri kör eden ışıklar… Evet, şehrin kalbi karakterlerin salonunun tam ortasında ya da daracık arabalarında atıyordu! Karakterlerin yaşadıkları şehir kadar ziyaret ettikleri şehirler de önemliydi tabii. Gidiş-dönüşlerin her daim kaosa dönüştüğü düşünülürse, JFK Havalimanı da çok ilginç bir şekilde, şehrin ve dizinin favori mekânları arasındaydı.


Yemekler 

Seinfeld

Seinfeld ve yemek denince birçok kişinin aklına George’un seks sırasında sandviç yerken radyodan maç takip edip maksimum hazza ulaşmaya çalıştığı bölüm gelebilir. George bu sahnenin yanı sıra pek çok yemek sahnesiyle de aklımızda yer edindi: Kimi zaman tek ısırıkla çöpe atılmış ekleri ‘yukarıda’ durduğu için yiyerek, kimi zaman ağzına götürdüğü krakeri iki defa sosa batırdığı için cenaze evinde olay çıkmasına sebep olarak, kimi zamansa normalde ne yiyorsa tam tersini sipariş edip hayatında bembeyaz bir sayfa açarak! Öte yandan yemekler yalnızca George değil bütün karakterler hakkında bize çok fazla şey söylüyordu. Jerry’nin istikrarlı mısır gevrekleri, Kramer’ın bir anda ortaya çıkan yemek tutkuları ve Elaine’in ‘büyük salata’sı gibi… 


Mahvedilen Hayatlar

Seinfeld
Babu

Seinfeld’i tanımlayan şeylerden biri aynı zamanda bir ‘mahvolmuş hayatlar’ geçidi olmasıydı: Jerry’nin ‘isabetli’ tavsiyeler vererek dükkânını batırdığı Pakistanlı Babu, ucuz davetiye yalarken hayatını kaybeden Susan, hayatının ilk sağlıklı seks deneyiminin aslında bir iddia konusu olduğunu öğrenen Marla, sevimli bir şekerleme yüzünden kariyerinde bir daha asla aynı başarıyı yakalayamayacak piyanist Noel, basit bir oyun kavgası sonucu ölümden dönen Balon Çocuk… Muhteşem dörtlü yalnızca gerçek hayatları değil, olmayan hayatları da bir şekilde mahvetmeyi başarıyordu üstelik: Zira Elaine’in hayalî iş arkadaşı ve günah keçisi Susie’nin cenazesi hâlâ pek çok insanın cenazelerde ciddiyetini korumasına engel oluyor. 


Utandıran Anlar

Seinfeld

Seinfeld izlemenin en keyifli ve zorlu noktalarından biri de karakterlerin bir çırpıda imza attıkları utandıran anlardı. Çocukların ve yaşlıların olduğu bir partide yangın çıkınca önüne çıkan yaşlı ve çocukları iterek kapıya ulaşan, intihar eden kişi arabasının üzerine düştüğü için hasarı hastaneye ödetmeye çalışan, solunum yolları sorunlu olan bir çocuğu boğarak hastanelik eden George, Pakistanlı Babu’nun işini batırıp ülkesine dönmesine sebep olan Jerry, sahil ve golf keyfini bir araya getirmeye çalışırken balinaların canına kast eden Kramer, yeni doğmuş bir bebeği güzel bulmayan Elaine… Şu sıralar oldukça popüler hâle gelmiş cringe ifadesinin yirmi yıl önceki karşılığıydı sanki Seinfeld. Dizinin hâlâ genç kuşaklar için popüler olabilmesini de yeni jenerasyonun taze bir bağlam kazandırdığı bu kelimede anlamlandırmak mümkün belki de.


Hazırlayan: Büşra Uyar

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.