Şu An Okunan
Deleuze’ün Sinema Kitapları

Deleuze’ün Sinema Kitapları

Fransız filozof Gilles Deleuze’ün 1980’li yılların ikinci yarısında yayımlanan ‘Sinema’ üst başlıklı eserinin ikinci cildi de yakın zamanda Norgunk Yayınları tarafından Türkçede yayımlandı. Kolay bir okuma deneyimi vaat etmeyen ‘Sinema’, sürekli dönüp bakılabilecek bir başvuru kaynağı niteliğinde.

Çağımızın en önemli felsefecilerinden Gilles Deleuze, yapıtlarının bir bölümünü  birlikte kaleme aldığı Felix Guattari’yle, insani ve toplumsal bilimleri derinden etkileyen ve dönüştüren bir düşünür. Bu üretken filozofun yapıtları, sinema tarihi ve kuramına da yön veren temel kaynaklar arasında yer alıyor. Özellikle de 1980’lerin ikinci yarısında, yalnızca ‘Sinema’ üst başlığıyla iki cilt olarak yayımladığı eseri, okunması önerilenlerin başında bulunuyor. Deleuze’ün temel hedefi ise, sinema literatürüne katkıda bulunmak yerine felsefi düşünce üretimiyle farklı türden bir ilişki kurmak. Düşünürün (az bilinen) sinema tutkusunun bir yansıması olan bu iki cilt, okuyucusuna klasik anlamda bir sinema tarihi sunmuyor. Yüzlerce filme referansla kurgulanan yapıt, bir felsefeciden bekleneceği üzere, toplumsal gelişmelerin sinemadaki yansımalarıyla da ilgilenmiyor. Bunlar yerine, sinemanın çeşitli yollardan nasıl anlam ürettiğini ve seyircide ne gibi duygular yarattığını anlamaya çalışıyor.

İki ciltlik yapıtında Deleuze çeşitli filmleri ve yönetmenleri anlayıp yorumlaya imkân sağlayacak bir dizi ayrıntılı sınıflandırma öneriyor. Bu ayrımlardan en önemlisi hiç kuşkusuz yapıtın alt başlıklarında vurgulanan ‘hareket imge’ ve ‘zaman imge’. Klasik Hollywood sinemasının yanı sıra Sovyet montaj ekolünde de vücut bulan eylem temelli hareket-imge, seyircide duyu-motor tepkilere yol açan bir sinemadır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Yeni Gerçekçilik akımının açtığı yolda ilerleyen Avrupa sanat sineması ve Üçüncü Sinema ise, özellikle zaman kavramıyla kurduğu yeni ilişki üzerinden, seyircinin görüntüyle olan bu psiko-motor etkileşimini kıracaktır. Deleuze’ün zaman-imge adını verdiği yeni sinema, bizi imgeyle alışılagelmişin dışında bir ilişki kurmaya davet eder. Söz konusu iki sinema arasındaki ayrım aynı zamanda düşünsel üretimin çerçevesini dönüştüren bir kırılmaya işaret eder. Adını koymasa da, Deleuze’ün Michel Foucault’dan ilhamla disiplin toplumları ile denetim toplumları arasında yaptığı ayrımı akla getirir bu epistemik kopuş.

Gilles Deleuze

Deleuze, bu temel ayrımın altında, farklı yönetmen ve akımları ele alarak, ayrıntılı ve zihin açıcı bir dizi sınıflandırmaya daha girişir. Ancak, itiraf edelim, bu farklı ‘göstergeler’ ve ‘imgeler’ arasında kaybolmadan ilerleyebilmek işin ehli sayılabilecekler için bile kolay değildir. Sanırım bu nedenle, çoğumuz kitabı elimizden bırakmayı birden fazla kez düşünmüşüzdür. Fakat ‘Sinema I’ ve ‘Sinema II’, soluksuz okunup bir çırpıda kavranacak yapıtlar değil. Zira bize doğrudan bir yol haritası ya da yöntemsel şablon sunmuyor. Buna karşın, başucumuzda bulunması gereken ve sayfaları bir sözlük gibi geri dönüp taranabilecek bir başvuru kaynağı. Biçimsel meselelerden politik sinemaya hemen her konuda zihninizi kurcalayan sorunlar için anahtarlar sunan bir kılavuz. Değeri de esinleyici ve ufuk açıcı olmasından kaynaklanıyor. Bu iki cilt üzerine düzenlenmiş bunca konferans, yazılmış onlarca kitap bunun bir kanıtı.

Günümüzde, geçmişe oranla çok daha fazla hareketli imgeye maruz kalıyor ve onları iştahla tüketiyoruz. Bu süreçte de çoğu zaman yeni düşünce, bakış açıları ve duygulanımlarla karşılaşıyoruz. Hiç kuşkusuz her imge, düşünce üretimine aracılık açısından aynı potansiyele sahip değil. Deleuze’ün ‘Sinema’sının bir diğer kıymeti de, bu deneyimi daha iyi kavrayabilme imkânı sunması. İşte bu önemli yapıtın ilk cildi, 2014’te Türkçede okuyucuyla buluşmuştu. İkinci cildi ise meşakkatli bir hazırlık sürecinin ardından bu yılın başlarında kitapçılara ulaştı. Türkçe akademik literatürün en önemli sorunlarından biri, metinlerin Türkçe anlatım yapısına, söyleyiş ve düşünce tarzına uymayışı. Ancak ‘Sinema 2’nin çevirmenleri Emre Koyuncu ve Burcu Yalım, zorlu bir işin altından başarıyla kalkmışlar. Zira bu çetin ceviz metni, Türkçe düşünüp tartışabilecek kıvama getirebilmek ustalık gerektiren bir iş. Bu meşakkatli çalışmalarından dolayı Koyuncu’ya, Yalım’a ve Norgunk Yayınları’na ne kadar teşekkür etsek az.

Sinema 1: Hareket-İmge / Gilles Deleuze / Çeviren: Soner Özdemir / Redaksiyon: Ece Erbay, Burcu Yalım, Emre Koyuncu / Norgunk Yayınları / 278 sayfa / 1. Baskı: Mart 2014, 2. Baskı: Ocak 2021

Sinema 2: Zaman-İmge / Gilles Deleuze / Çeviren: Burcu Yalım, Emre Koyuncu / Norgunk Yayınları / 343 sayfa / Ocak 2021

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.