Şu An Okunan
Kartal Tibet’in Ardından: Hem Jön Hem Yönetmen

Kartal Tibet’in Ardından: Hem Jön Hem Yönetmen

Kartal Tibet

Yeşilçam sinemasının en önemli jönleri arasında yer alan, 1970’lerin sonundan itibaren yönetmenliğini yaptığı filmlerle de önemli başarılar elde eden Kartal Tibet, 2 Temmuz günü 83 yaşında hayatını kaybetti. 

Tuna Yüksel

27 Mart 1938’de, öğretmen bir anne babanın ilk çocuğu olarak Ankara’da doğan Kartal Tibet, henüz ilkokuldayken oynadığı piyeslerde yeteneğiyle öğretmenlerinin dikkatini çekmeyi başardı. Bu dönemde şiir yazmaya da ilgi duyan Tibet, çeşitli şiir yarışmalarında birincilikler elde etti. Beden eğitimi öğretmenliğinin ardından Hukuk Fakültesi’ne girerek avukat olan babası, oğlunun da kendisi gibi hukukla ilgilenmesini ve avukat olmasını istiyordu. Ancak Kartal Tibet, annesinden boşanan babasının mesleğine sıcak bakmıyordu. Öğretmenlerinin tiyatroyla ilgilenmesini istediği Kartal Tibet, ne babasını ne de öğretmenlerini dinleyerek İTÜ’de mimarlık okuyan dayısının izinden gitmek ve dayısı ile arkadaşları gibi olabilmek adına mimar olmayı istiyordu. 1,85 boyundaki Tibet, üniversite öncesi dönemde oynadığı basketbolla da özellikle Ankara’da dikkat çekmeyi başarmıştı. Bütün bunlara rağmen, o sıralarda annesiyle babasının yeniden evlenmeleri, üvey kardeşlerinin hayatına dâhil olması Tibet’in bocalamasına yol açtı; bu bocalama onu konservatuvara girmeye yöneltti. Sanatın kendisine daha iyi geleceğini düşünerek Ankara Devlet Konservatuvarı’na giren Kartal Tibet, burada mimar olma fikrinden tamamen uzaklaştı ve basketbola da veda etti. 1960 yılında mezun oldu, aynı yıl Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, Félicien Marceau’nun ‘Ekmek Parası’ ve Albert Camus’nün ‘Caligula’ oyunlarında sahneye çıktı. 1961 yılında ise Ankara’nın ilk özel tiyatrosu olan Meydan Sahnesi’nin kurucuları arasında yer aldı. Burada yirmi oyunda rol alan Tibet, dört oyunun yönetmenliğini de üstlendi. 

Kartal Tibet sinema kariyerinin ilk adımlarını da bu dönemde attı. Göksel Arsoy’un askere gitmesiyle birlikte jön arayışında olan Yeşilçam’da kimi yapımcılar gözlerini Kartal Tibet’e dikmişti. İstediği ücreti soran yapımcıların “Göksel Arsoy’un aldığı ücreti almak istiyorum” cevabını duyduktan sonra kendisinden vazgeçtikleri ve böylelikle Tibet’in beyazperdeye geçişinin ertelendiği söylenir. Daha sonra Suat Yalaz’ın teklifini “ücretimi siz nasıl uygun görürseniz” diyerek kabul eden Kartal Tibet, 1965 yılında Karaoğlan filmiyle sinema kariyerine başladı. Bu film için binicilik ve dövüş eğitimi alan Tibet, 1965 yılında Karaoğlan: Altay’dan Gelen Yiğit’teki Karaoğlan karakterini Karaoğlan: Baybora’nın Oğlu (1966), Karaoğlan: Camoka’nın İntikamı (1966), Karaoğlan: Yeşil Ejder (1967) ve Karaoğlan Geliyor (1972) filmlerinde tekrar tekrar canlandırdı. 1965 yılında Hıçkırık, 1966’da Çalıkuşu, 1967’de Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, 1968’de Sabahsız Geceler gibi önemli edebiyat uyarlamalarında başrolü üstlenen Tibet, asıl tanınırlığını 1969 yapımı Tarkan filmiyle kazandı. Sezgin Burak’ın aynı adlı çizgi kahramanına hayat veren Tibet, Tarkan: Mars’ın Kılıcı (1969), Tarkan: Gümüş Eyer (1970), Tarkan: Viking Kanı (1971), Tarkan: Altın Madalyon (1972) ve Tarkan: Güçlü Kahraman (1973) filmlerinde de başroldeydi.

Kartal Tibet, Tarkan
Tarkan: Gümüş Eyer

Ben Bir Sokak Kadınıyım (1966), Boş Çerçeve (1969), Küçük Hanımefendi (1970), Son Hıçkırık (1972) gibi Ertem Eğilmez filmlerinde, Metin Erksan’ın Dağlar Kızı Reyhan’ında (1969), Atıf Yılmaz’ın Ateş Parçası’nda (1971), Zeki Ökten’in Bir Demet Menekşe’sinde (1973) rol alan ve özellikle melodram türünde seyircinin en sevdiği jönlerin başında gelen Kartal Tibet’in en büyük arzusu kamera arkasına geçmek, yönetmenlik yapmaktı. Yönetmenlik kariyerinin ilk filmi, Türkiye sinema tarihinin en önemli komedilerinden biri hâline gelecek Tosun Paşa (1977) oldu. Tibet bir yıl sonra, senaryosunu Yavuz Turgul’un yazdığı, başrollerinde ise Türkan Şoray, Bulut Aras ve Şener Şen’in yer aldığı Sultan’ı (1978) yönetti. 1979 yapımı Şark Bülbülü’yle birlikte, başrolünde Kemal Sunal’ın yer aldığı, usta oyuncunun çoğunlukla Şaban karakterine hayat verdiği filmleri yönetmeye başladı. Bunlar arasında Umudumuz Şaban (1979), Zübük (1980), Davaro (1981), Doktor Civanım (1982), En Büyük Şaban (1983), Şabaniye (1984), Ortadirek Şaban (1985), Katma Değer Şaban (1986), Japon İşi (1987), Öğretmen (1988) ve Gülen Adam (1989) sayılabilir.

Kartal Tibet, Kemal Sunal’la yaptıkları filmlerle ilgili 3 Haziran 1985 tarihinde çıkan Film Market Dergisi’ne şu açıklamayı yapmıştı: “Sinema seyircisi artık yalnız komedi filmine gidiyor. Komedi filmi çevirmek zevkli ama zor. Birbirinin benzeri dramatik konulara ise kimsenin ilgi duyduğu yok. Halk, sinemada somurtmak değil, biraz gülmek, boşalmak istiyor. Onun sorunlarını, sıkıntılarını gülmece yoluyla yansıttığımız için de o filmde kendini bulup, koşa koş sinemaya geliyor. Örneğin Türkiye’de kazık yiyen adamın öyküsünü yaptık mı, bu seyirciye tüm konulardan daha çekici geliyor. Son zamanların güncel deyimi Ortadirekli ya da Katma Değerli bir Şaban güldürüsü, seyirciyi kaçtığı sinemaya yeniden koşturmaya yetiyor. Dramatik filmler yatarken, komedilerin büyük bir iş yapması buna bağlanabilir.”

Tibet’in 80’li yıllarda çektiği diğer filmlerden bazıları şöyle: Gırgıriyede Şenlik Var (1981), Müslüm Gürses ile Serpil Çakmaklı’yı bir araya getiren Mutlu Ol Yeter (1981), başrollerini Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ın paylaştığı Baş Belası (1982), Müjde Ar’lı İffet (1982), Şener Şen ile Müjde Ar’ı bir araya getiren Şalvar Davası (1983) ve başrollerini Türkan Şoray ile Cihan Ünal’ın paylaştığı Bir Sevgi İstiyorum (1984). Senarist kimliğiyle de dikkat çeken Tibet Gol Kralı (1980), Davaro (1981), Çarıklı Milyoner (1983), Şabaniye (1984), Sosyete Şaban (1985) gibi filmlerin senaristliğini de üstlendi. 1975 yılında bıraktığı oyunculuğa kendi filmlerinde küçük rollerle devam eden Kartal Tibet, yazıp yönettiği Şabaniye’de kendisini canlandırdı, Öğretmen’de bir öğrenci velisine hayat verdi.

Tosun Paşa, Kartal Tibet
Tosun Paşa

Televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte televizyon içerikleri de üreten Kartal Tibet, Duygu Çemberi’nden Süper Baba’ya, Bizim Aile’den Yasemince’ye çeşitli dizilerde yönetmenlik yaptı. 2000’li yıllara gelindiğinde de yönetmenliğe devam eden Tibet, 2003 yılında Hababam Sınıfı Merhaba filmini, 2006’da Dünya’nın Kurtaran Adam’ın Oğlu’nu ve Amerikalılar Karadeniz’de 2’yi yönetti.

2002’de Antalya Altın Portakal Film Festivali tarafından Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne layık bulunan Kartal Tibet, 2006’da aynı festivalde Yıldırım Önal Anı Ödülü’nü kazandı. 1963 yılında Gündüz Sencer’le evlenen Kartal Tibet’in bu evlilikten Kanat ve Kumru adında iki çocuğu bulunuyor. 

2 Temmuz’da 83 yaşında hayatını kaybeden Kartal Tibet, yüzden fazla yapımda sergilediği oyunculuğunun yanı sıra yönetmenliğini üstlendiği altmışa yakın filmle Türkiye sinemasının çok önemli isimlerinden biriydi. Gerek melodramların yakışıklı jönü olarak, gerekse Yeşilçam dendiğinde akla gelen ilk filmlerin yönetmeni olarak her daim hatırlanacağına şüphe yok. 

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.