Eleştiriler

Spider-Man: No Way Home, Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok
Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok – Marvel’da Yeni Boyut

Jon Watts imzalı Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok’ta “çoklu evren” meselesine giriş yapılmasıyla Marvel Sinemasal Evreni’nde sonsuz olasılıkların kapısı aralanıyor.

Sessizlik, Tystnaden
Sessizlik: Yabancı Dilde Kelimeler

Ingmar Bergman’ın “Tanrının Sessizliği Üçlemesi”nin son filmi Sessizlik, sinema tarihinde görünür izler bırakmış bir başyapıt.

Senin Adın, Your Name
Senin Adın: Kaderin Kırmızı İpi

Makoto Shinkai Senin Adın’da kırmızı bir iple bağladığı iki gencin hikâyesini anlatırken Japonya’da yaşanan felaketlerin yarasını umutla sarıyor. Merve Çay yazdı.

West Side Story
Batı Yakası’nın Hikâyesi: Klasiğe Taze Bakış

Orijinal öyküyü günümüze uyarlarken ırk temelli çatışmaya sınıfsal bir bağlam kazandırmayı başaran Steven Spielberg imzalı Batı Yakası’nın Hikâyesi, müzikal görkeminin sinemada hâlâ bir karşılığı olduğunu da gösteriyor.

Petrov Grip Oldu
Petrov Grip Oldu: Rüyalarla Kâbuslar Arasında

Kirill Serebrennikov son filmi Petrov Grip Oldu’da gribe yakalanan çizgi roman sanatçısı Petrov’un zihninde gerçekle hayal arasında gidip gelen, öznel, parçalı, tarihin farklı hatırlama biçimleri üzerine düşünen bir yolculuğa çıkıyor. 

Carol
Carol: Tuzun Tadı

Todd Haynes, Patricia Highsmith’in 1950’lerde iki kadının aşkını anlatan otobiyografik romanından uyarladığı Carol’da bir aşkı, izlenimler, küçük dokunuşlar ve fotoğraflar üzerinden anlatmayı tercih ediyor.

Sen Benimsin, A Bigger Splash
Sen Benimsin: Su Lekesi

Luca Guadagnino dört karakter arasında geçen bir cinsel gerilim öyküsü olan Sen Benimsin’de, aşırılıktan korkmayan kamera hareketleri ve capcanlı renk paletiyle imzasını hemen hissettiriyor.

The French Dispatch, Fransız Postası
Fransız Postası: Kuşak Çatışamamaları

The New Yorker esintili bir dergiyi konu alan Fransız Postası doğası gereği güncelden haber vermesi gereken gazetecilik mesleği ile zamanın donduğu Wes Anderson dünyasının çakışmasından besleniyor.

Titane
Titane: İstisnai Bir Film

Julia Ducournau’nun Altın Palmiyeli filmi Titane ‘beden dehşeti’ türünün nadide bir örneği. İnsan olmanın fiziksel ve libidinal sınırları üzerine kafa yoran film, tam anlamıyla bir canavar olan kahramanıyla izleyiciyi ahlaki bir açmaza düşürüyor.

The Power of the Dog: Erkekliği Sahneye Koymak

Jane Campion yeni filmi The Power of the Dog’la yıllardır sinemasıyla meydan okuduğu erkek bakışının ve erkekliğin saklı köşelerini keşfe çıkıyor.

Passing
Passing: Kimliğini Baştan Yazmak

Rebecca Hall imzalı Passing yıllar sonra yeniden karşılaşan iki kadın arasındaki ilişki üzerinden kimlik, ırk, toplumsal cinsiyet ve sınıf gibi kavramları tartışmaya açıyor.

House of Gucci, Gucci Ailesi
Gucci Ailesi: Bir Cinayetin Kartpostal Tadında Anatomisi

Ridley Scott, Gucci Ailesi’nde 1970’lerden 90’lara bu İtalyan moda imparatorluğunun içindeki iktidar savaşlarını adım adım aktarıyor.

Ben, Daniel Blake
Ben, Daniel Blake: Çarklar Arasında

Tüm filmlerinde toplumsal çatışmalara odaklanan Ken Loach, Ben, Daniel Blake’le ikinci kez Altın Palmiye kazandı. Film, bireyleri öğütmek üzerine kurulu bir sistemin portresini çıkarıyor.

Last Night in Soho
Dün Gece Soho’da: Geçmişin Aynası, Bugünün Sancısı

Edgar Wright imzalı Dün Gece Soho’da bir yandan korku sinemasının pek çok alttürüne saygı duruşunda bulunurken bir yandan da günümüzle geçmişi eklektik bir yaklaşımla iç içe geçiriyor.

tick, tick…BOOM!
tick, tick…BOOM!: Bir Müzikal Yazarı Hakkında Bir Müzikal

Lin-Manuel Miranda’nın ilk yönetmenlik denemesi tick tick…BOOM!, 90’ların New York sahne dünyasına damga vuran Johathan Larson’a dört dörtlük bir saygı duruşunda bulunuyor.

The Worst Person in the World, Verdens Verste Menneske
Dünyanın En Kötü İnsanı: Bir Kadının Genç Yetişkin Olarak Portresi

Joachim Trier’in Altın Palmiye için yarışan filmi Dünyanın En Kötü İnsanı, yirmili yaşlarındaki bir kadının kendini bulma çabasını parçalı bir yapı içinde perdeye taşıyor.

Spencer
Spencer: Yüzeysel Bir Karakter Analizi

Jackie gibi biyografik filmleriyle tanıdığımız Pablo Larraín, teknik açıdan kusursuz Spencer’da sosyo-politik gerçekleri dışarıda bırakarak tamamen Prenses Diana’nın psikolojik zaaflarına ve çözülmesine odaklanıyor.

Bulantı
Bulantı: Eşikte Cereyan

Bekleme Odası’nın bıraktığı yerden devam eden Bulantı’da Zeki Demirkubuz bir kez daha başrolü üstleniyor. Bulantı’yı, Yazgı, İtiraf ve Yeraltı’ndaki karakterlerin gölgelerini takip ederek incelemek mümkün.

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.