Şu An Okunan
Pazar Günü İnsanları: Sıradan Bir Berlin Gününde

Pazar Günü İnsanları: Sıradan Bir Berlin Gününde

Pazar Günü İnsanları, Menschen am Sonntag

1920’lerin sonunda, sıradan bir Berlin gününü anlatan Pazar Günü İnsanları üretiliş biçimi, tanıklık işlevi ve estetik yaklaşımıyla sinema tarihinin kendine has klasiklerinden biri. Orijinal negatifleri kaybolduktan sonra yıllar boyunca gözlerden uzak kalan film bugünlerde yenilenmiş kopyasıyla tekrardan seyircinin huzurunda. Pazar Günü İnsanları, 5 Ağustos Cuma akşamı Bir Yaz Gecesi Festivali kapsamında Beykoz Kundura’da seyirciyle buluşacak.

1929 yılında bir grup genç sinemacı, Berlin’de bir kafede bir araya gelir. Amaçları imece usulü kotarabilecekleri, taze, yaratıcı bir film yapmaktır. Hemen her biri mesaili işlerde çalıştığından, çekimlerini Pazar günleri yapabilecekleri bir proje tasarlamaları gerekmektedir. Üstelik ceplerinde pek fazla para yoktur, ekipmanları sınırlıdır ve profesyonel oyuncularla çalışmaları da mümkün değildir. Tüm bu etkenleri göz önünde bulundurarak, stüdyo kiralamak yerine kentin sokaklarını mesken tutan, kadrosu amatör oyunculardan oluşan bir filmde karar kılarlar. Curt Siodmak’ın notlarını temel alan senaryo Billy Wilder önderliğinde yazılır. Ortaya, tüm alçakgönüllülüğüne karşın beklenmedik bir gişe başarısı yakalayacak, dahası sinema tarihinde de kendine nevi şahsına münhasır bir yer edinecek bir yapım çıkar: Pazar Günü İnsanları (Menschen am Sonntag, 1930).

Pazar Günü İnsanları, Menschen am Sonntag

Film şu kısa notla açılır: “1929 Film Stüdyosu’ndan bir deney: Oyuncusuz bir film”. Hiçbir sinema deneyimi olmayan, gerçek hayatta da filmdekine benzer işlerde çalışan sıradan insanlara başrolleri teslim eden Pazar Günü İnsanları, dört gencin göl kenarında geçirdiği bir pazar gününe odaklanır. Taksi şoförü Erwin, yakın dostu “memur, çiftçi, antikacı, jigolo ve şarap satıcısı” Wolfgang, onun tesadüfen tanıştığı, filmlerde figüranlık yapıp oyunculuk hayalleri kuran Christl ve bir plak dükkânında çalışan Brigitte, tek tatil günlerini göl kenarında pikniğe giderek değerlendirirler. Haftanın yorgunluğunu üzerlerinden atmaya çalıştıkları birkaç saat boyunca gölde yüzer, birbirleriyle şakalaşır, ufak ufak flörtleşir, bir kadeh içki içip birkaç lokma yemek yerler. Göl kenarında kaygısızca uykuya dalmayı da, ormanın kuytularında kaybolup baş başa kalmayı da, gölde hep birlikte deniz bisikletiyle tur atarken başka insanlarla tanışmayı da içeren bir gündür bu. Yeri gelir birbirlerine küserler, yeri gelir hep birlikte kahkahalara boğulurlar. Akşam inerken milyonlarca Berlinli gibi onlar da evlerine dönecek, bir sonraki tatili iple çekmeye başlayacaklardır. Pazartesi sabahı şehir denilen devasa makinenin dişlileri yeniden dönmeye başlar, hayat kaldığı yerden devam eder. Finalde karşımıza çıkan arayazılar, çalışan insanların sabırsız bekleyişinin altını çizer: “Dört milyon Berlinli bir sonraki pazarı bekliyor!”

Yüzler ve Sokaklar

Pazar Günü İnsanları’nın en özgün yönlerinden biri, zamanının çok ötesinde bir yaklaşımla kamerayı sokaklara çıkarması, kentin merkezî noktalarını, bulvarlarındaki trafiği, metro istasyonlarındaki koşuşturmayı belgesel duyarlılığıyla kaydetmesidir. Böylece bütçe kısıtlaması, yaratıcılığı besleyen bir unsura dönüşmüştür. Kahramanlarını takip ederken kadrajına gerçek insanların girmesine izin veren film, ülkenin üzerine yakın gelecekte çökecek ekonomik krizin ve Nazizmin karanlığı öncesinde, Almanya’yı bir süreliğine ele geçiren özgürlük ânının hüzünlü bir fotoğrafı gibidir. Tıpkı ana karakterler gibi filmin yaratıcıları da birkaç yıl sonra Nazilerin iktidarı ele geçireceğinden henüz bihaberdir. Bu yönüyle özgür, kaygısız bir dönemin gündelik hayatına dair, yürek burkan bir belge niteliği taşır Pazar Günü İnsanları.

Pazar Günü İnsanları, Menschen am Sonntag

Bir noktada, piknik örtüsünün çevresinde oturmuş dört arkadaşın gülüşmelerinden beklenmedik bir kesmeyle, daha önce tanışmadığımız insanların, kendi aralarında şakalaşan gençlerin gülen suratlarına geçeriz. Bir süre sonra, bu kez de genciyle yaşlısıyla çok farklı birçok insanın, bir fotoğrafçının “gülümseyin!” komutuna verdikleri karşılıklar gelir perdeye. Yalnızca birkaç saniyeliğine görünen bu yüzler, birbirinden çok farklı duygular uyandırır izleyicide. Farklı hikâyelere, farklı hayatlara dair izlenimler bu kısacık anlara sığar. Arka arkaya dizilmiş insan yüzleriyle perspektifini genişleten film dört ana karakteri bir süreliğine geride bırakır, onları çevreleyen toplumun hâletiruhiyesine bakmaya başlar. Bakışlar, gülüşler ve yüz ifadeleri aracılığıyla sıradan insanın dertlerine, endişelerine, mutluluklarına, ümitlerine ortak eder izleyiciyi.

Geleceğin Yıldızları

Yönetmenliğini Robert Siodmak ve Edgar G. Ulmer ikilisinin üstlendiği filmi ortaya çıkaran ekip, âdeta yıldızlar kadrosu gibidir: Senaryoda Billy Wilder ve Curt Siodmak’ın, görüntü yönetiminde Eugen Schüfftan’ın imzası görülür. Filmin başarısının ardından, Almanya’nın değişen siyasi atmosferinin de etkisiyle neredeyse her biri Hollywood’a transfer olacak, Amerikan sinemasının 1940’lı yıllardaki atılımında kilit rol oynayacaktır. Henüz yirmi dört yaşında olan Billy Wilder birkaç yıl sonra hemen her türde başyapıtlara imza atmaya başlayacak, Hollywood’un altın çağının önde gelen yönetmenleri arasına girecektir. Edgar G. Ulmer ve Robert Siodmak’ın adları, çektikleri film noir klasikleriyle ölümsüzleşir. Filmin görüntü ekibindeki Fred Zinnemann da özellikle 50’li yıllarda imza attığı yapımlarla Hollywood’un dev yönetmenleri arasına adını yazdırır.

Sessiz sinema döneminin son yıllarının ayrıksı örneklerinden Pazar Günü İnsanları’nın orijinal negatifleri kaybolduğundan zaman içinde farklı uzunluklardaki kurguları dolaşıma girmiş, çeşitli ülkelerin sinematek arşivlerinde bulunan görüntüler sayesinde orijinaline yakın bir versiyonu yıllar sonra, 1990’larda oluşturulabilmiştir. Farklı dönemlerde farklı müzikler eşliğinde gösterilen film, Kundura Sinema’nın ‘Bir Yaz Gecesi Festivali’ kapsamında 5 Ağustos Pazar günü izleyiciyle buluşuyor. Gösterime İzlandalı elektronik ve deneysel pop grubu Múm, canlı performansıyla eşlik edecek.


Pazar Günü İnsanları, 5 Ağustos Cuma akşamı Bir Yaz Gecesi Festivali kapsamında Beykoz Kundura’da seyirciyle buluşuyor. Festivalle ilgili detaylı bilgi edinmek için tıklayın.

-->
© 2013-2022 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sepetim
Your cart is empty.

Looks like you haven't made a choice yet.