Sevdiğin İşi Yaparsan: Gece Vurgunu

Dan Gilroy imzalı ‘Gece Vurgunu’ yıl sonu listelerinde ve ödül namzetleri arasında sıkça karşımıza çıkıyor. Jake Gyllenhaal’un canlandırdığı “über-kapitalist” Lou Bloom, kariyerist psikopatlar repertuarında şimdiden kendine has bir yer edindi.

Avrupa’da Yorgun Bir Hayalet: İki Gün ve Bir Gece

Dardenne Kardeşler tavizsiz adımlarla ve tekrara düşmeden günümüz işçi sınıfının sorunlarına eğilmeye devam ediyorlar.

Karda Bir Beyaz Kuş

Amerikan gençliğini tasvir etmekte usta olan Gregg Araki’nin yönettiği ‘Karda Bir Beyaz Kuş’ 19 Aralık’tan itibaren vizyonda. Araki’nin bu 80’ler esintili filmini Filmekimi dosyamızda mercek altına almıştık.

Woody Allen’ın ‘Sihirli Ay Işığı’

Woody Allen ilk bakışta son derece hafif, hatta belki de önemsizmiş gibi görünen son filmi ‘Sihirli Ay Işığı’nda kalp ve akıl arasındaki o bitmeyen çatışmayı ele alıyor.

Bir Roy Andersson Portresi

İkinci Kattan Şarkılar ve Siz, Yaşayanlar’la sinemaseverlere özgün bir sesin gümbür gümbür geldiğinin müjdesini veren Roy Andersson, İnsanları Seyreden Güvercin’le Venedik’te Altın Aslan’ı kucaklamıştı.

Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti

Neredeyse elli yıldır popüler muhayyileyi meşgul eden ‘Maymunlar Cehennemi’ serisinin son halkasını masaya yatırdık.

Bir Türkiye Alegorisi Olarak ‘Kış Uykusu’

Coşkun Liktor, Çehov öyküleri ‘Karım’ ve ‘İyi İnsanlar’ı ‘Kış Uykusu’yla paralel bir okumaya tabi tutarak, filmin bu öykülerden esinlenen diyalog ve temaları günümüz Türkiye’sine dair bir anlatıya nasıl dönüştürdüğünü inceliyor.

Kim Korkar Bruce Robertson’dan?

Halüsinasyonları içinde yittikçe yiten, ruhu bedeninden çıktıkça çıkan Bruce Robertson’ı kim/ne delirtti? Jon S. Baird’in yönettiği ‘Pislik’in (Filth) yüksek tansiyonunda en çok bunun parçalarını takip ediyoruz.

Dâhi Çocuğu Beklerken: ‘Tom Çiftlikte’

Xavier Dolan, dördüncü filminde, kırsalda tekinsiz bir atmosfer yaratır gibi yaparak bir an Haneke ya da Gaspar Noé’ye göz kırpar gibi oluyor ama nedense ikisinin de yanına yaklaşamadan, ‘Kızgın Taşlara Düşen Su Damlaları’ndaki François Ozon’un daha yeniyetme bir versiyonu dolaylarında duruluyor.

‘Son Şans’: Dağınık Bir Hollywood Eleştirisi

Lem’in soğuk savaş dönemi hicvi olarak okunabilecek başyapıtı ‘Gelecekbilim Kongresi – Ijon Tichy’nin Hatıraları’ pek örneğini görmediğimiz bir anti-Hollywood filmine, ‘Son Şans’a esin kaynağı olmuş.

Umudun Peşinde: Bir Sahicilik Ânı

‘Umudun Peşinde’, Katolik Kilisesi’nin 1950’lerde İrlanda’da evlilik dışı hamile kalan genç kadınlara yaptığı zulmü perdeye taşıyor.

Mandela – Özgürlüğe Giden Uzun Yol: Bembeyaz Bir Mandela

Justin Chadwick’in yönettiği ‘Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol’, Mandela’nın otobiyografisinden yola çıkılarak yaratılmış. Ancak film, bu tarihî kişiliğin hayatının kırılma noktalarını da, ideolojisinin ayrıntılarını da seyirciyle paylaşmaktan imtina ediyor.

Köksüz: Kanepeye Çöken Histeri

Deniz Akçay ’ın yazıp yönettiği ‘Köksüz’, bir evin içinde üzerlerine bindirilen yüklerle baş etmek için çırpınan dört insanın portresini çıkarıyor.

Muhteşem Güzellik: Görkemli Anlamsızlık

Muhteşem Güzellik,  hayat denilen şölene efkâr ve bilgelikle bakan eski bir yazarın peşinden Roma sokaklarında, dost meclislerinde ve çılgın partilerde geziniyor. Paolo Sorrentino ’nun İtalyan sinemasının altın çağına referanslarla örülü filmi geçtiğimiz günlerde Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kucakladı.

RoboCop: Yarı İnsan Yarı Kapital

José Padilha’nın yönettiği 2014 yapımı yeni ‘RoboCop’, Paul Verhoeven’in yönettiği orijinaliyle kıyaslandığında neredeyse bir aile filmi sterilliğine sahip.

Rüzgâr Yükseliyor: Miyazaki’nin Karanlık Umudu

Miyazaki’nin emekliye ayrılacağını duyurmadan önce tamamladığı ‘Rüzgâr Yükseliyor’, Japonya tarihinde kritik bir dönemeç sayılan iki dünya savaşı arasına, özellikle de Japon militarizminin olgunlaştığı 1930’ların ilk yarısına odaklanıyor.

Sadece Âşıklar Hayatta Kalır: Boş Zaman Virtüözleri

Jim Jarmusch, bugüne kadar beslendiği kim, ne, neresi varsa yanına katarak, ‘Sadece Âşıklar Hayatta Kalır’da seyircisini hipnotik ve amaçsız bir yolculuğa davet ediyor.

Her Daim Bahar: Gloria

SENEM AYTAÇ – Ellili yaşların sonlarında, hayatın getireceği türlü heyecanlara ve kalp kırıklıklarına açık bir kadının duygu dünyasını perdeye taşıyan Gloria, görmeye alışık olmadığımız bir kadın portresi sunuyor.

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.